Çeviri
anlam, esas
Tanım
Point kelimesi, bir konuşma, yazı veya tartışmadaki temel fikri, ana düşünceyi veya en önemli kısmı ifade eder. Genellikle bir argümanın veya açıklamanın özünü belirtmek için kullanılır ve 'asıl mesele' veya 'can alıcı nokta' olarak da çevrilebilir. Bu kullanımda point, soyut bir kavramdır ve bir iletişimde vurgulanmak istenen temel öğeyi temsil eder. Günlük konuşmalarda, akademik yazılarda veya iş toplantılarında sıkça karşılaşılır; örneğin birinin söylediklerinin özetini çıkarırken veya bir konuyu netleştirirken kullanılır.
Örnek
“The main point of her speech was the importance of education.”
Konuşmasının ana noktası eğitimin önemiydi.
“I understand your point, but I still disagree.”
Anladığım noktayı anlıyorum ama yine de katılmıyorum.
“He made a valid point about the budget cuts.”
Bütçe kesintileriyle ilgili geçerli bir noktaya değindi.
“The point of the exercise is to improve teamwork.”
Alıştırmanın amacı takım çalışmasını geliştirmektir.
“She missed the point of the joke entirely.”
Şakanın anlamını tamamen kaçırdı.
“Let me get straight to the point: we need more funding.”
Doğrudan konuya gireyim: daha fazla fonlamaya ihtiyacımız var.
“What is the point of arguing if we already agree?”
Zaten aynı fikirdeysek tartışmanın anlamı ne?
“His point about climate change was well-supported by data.”
İklim değişikliğiyle ilgili noktası verilerle iyi desteklenmişti.
“The teacher emphasized the key point of the lesson.”
Öğretmen dersin ana noktasını vurguladı.
“I see your point, but we have to consider the costs.”
Noktanı anlıyorum ama maliyetleri de düşünmeliyiz.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2işaret etmekBu anlama git
- A2nokta (yer)Bu anlama git
- B1anlam, esas(bu sayfa)