tiny
//ˈtaɪni//
Çeviri
minik, küçücük
Tanım
Tiny, çok küçük, neredeyse mikroskobik veya çok ufak boyutları ifade eden bir sıfattır. Genellikle sevimlilik, kırılganlık veya aşırı küçüklük vurgusu yapmak için kullanılır. Günlük konuşmada ve yazıda, normalden çok daha küçük olan nesneleri, canlıları veya miktarları tanımlamakta yaygındır. Bu kelimenin mecazi anlamda önemsiz veya çok az miktarda olan şeyler için de kullanımı mevcuttur.
Örnek
“She held a tiny kitten in the palm of her hand.”
Avucunun içinde minik bir yavru kedi tutuyordu.
“There's a tiny crack in the old window pane.”
Eski pencere camında küçücük bir çatlak var.
“He only ate a tiny piece of the enormous cake.”
Kocaman pastadan sadece minik bir parça yedi.
“The apartment is perfect, but the kitchen is tiny.”
Daire mükemmel, ama mutfak çok küçük.
“I felt a tiny drop of rain on my nose.”
Burnumda minik bir yağmur damlası hissettim.
“They discovered a tiny village hidden in the mountains.”
Dağların arasında saklı minik bir köy keşfettiler.
“The difference between the two results is tiny but significant.”
İki sonuç arasındaki fark küçücük ama önemli.
“My grandmother has a tiny garden full of flowers.”
Büyükannemin çiçeklerle dolu minik bir bahçesi var.
“The baby's tiny fingers wrapped around mine.”
Bebeğin minik parmakları benimkileri sardı.
“We have a tiny chance of winning the lottery, but we still try.”
Piyangoyu kazanma şansımız çok küçük, ama yine de deniyoruz.
Eş anlamlılar