through
//θruː//
Çeviri
içinden, boyunca, vasıtasıyla
Tanım
Through, bir şeyin bir ucundan diğer ucuna geçişi, bir sürecin başlangıcından sonuna kadar olan zamanı veya bir araç ya da yöntem kullanarak bir sonuca ulaşmayı ifade eden bir edat ve zarftır. En yaygın kullanımı fiziksel bir geçişi anlatır: bir tünelin içinden yürümek gibi. Ayrıca zaman ifadelerinde 'boyunca' anlamına gelir (örneğin, gece boyunca çalışmak). Soyut anlamda ise bir şeyin bir araçla gerçekleştiğini belirtir (örneğin, sıkı çalışma sayesinde başarı). Günlük konuşmada sıkça kullanılan bu kelime, hem somut hem mecazi bağlamlarda esnektir. Bu tanım, 'through' kelimesinin en temel ve yaygın anlamlarına odaklanır; diğer kullanımlar (örneğin, bir telefon görüşmesinde 'bağlanmak') da benzer mantıkla türetilebilir.
Örnek
“The train went through the tunnel.”
Tren tünelin içinden geçti.
“She read the book through in one night.”
Kitabı bir gecede baştan sona okudu.
“We walked through the forest to reach the lake.”
Göle ulaşmak için ormanın içinden yürüdük.
“He succeeded through hard work and determination.”
Sıkı çalışma ve kararlılık sayesinde başardı.
“The sunlight came through the window.”
Güneş ışığı pencereden içeri girdi.
“They stayed together through thick and thin.”
İyi günde kötü günde birlikte kaldılar.
“I learned about it through a friend.”
Bunu bir arkadaşım aracılığıyla öğrendim.
“The river flows through the city.”
Nehir şehrin içinden akar.
“She looked through the telescope at the stars.”
Teleskobun içinden yıldızlara baktı.
“We worked through the night to finish the project.”
Projeyi bitirmek için gece boyunca çalıştık.
Eş anlamlılar