except
//ɪkˈsept//
Çeviri
hariç, dışında
Tanım
Except, bir şeyi veya kişiyi bir gruptan, kuraldan veya genellemeden ayırmak için kullanılan bir edattır. Genellikle 'hariç', 'dışında' veya '...den başka' anlamına gelir. Cümle içinde bir istisnayı belirtir; yani belirtilen durumun geçerli olmadığı tek ögeyi veya kişiyi vurgular. Örneğin, 'Herkes geldi except Ali' dediğimizde, Ali'nin gelmediği anlaşılır. Bu kelime, resmi ve günlük dilde yaygın olarak kullanılır ve genellikle bir isim, zamir veya fiil ile birlikte gelir.
Örnek
“Everyone passed the exam except John.”
John hariç herkes sınavı geçti.
“The store is open every day except Sunday.”
Mağaza Pazar günü dışında her gün açıktır.
“I like all fruits except bananas.”
Muz hariç tüm meyveleri severim.
“She answered all the questions except the last one.”
Son soru dışında tüm soruları yanıtladı.
“We have no plans for the weekend except to relax.”
Hafta sonu için dinlenmek dışında bir planımız yok.
“Except for the rain, the trip was wonderful.”
Yağmur dışında, gezi harikaydı.
“Nobody knows the truth except you and me.”
Sen ve ben dışında kimse gerçeği bilmiyor.
“The museum is free except on public holidays.”
Müze, resmi tatiller hariç ücretsizdir.
“I would go except I have a meeting.”
Bir toplantım olduğu için gitmezdim (gitmezdim ama toplantım var).
“All the students completed the project except for one group.”
Bir grup hariç tüm öğrenciler projeyi tamamladı.
Eş anlamlılar