against
//əˈɡenst//
Çeviri
karşı, aleyhine, -e karşı
Tanım
Against, bir şeye veya birine karşı olma, onunla çatışma veya ona ters düşme durumunu ifade eden bir edattır. Genellikle fiziksel temas, muhalefet, korunma veya bir yönde hareket gibi bağlamlarda kullanılır. Örneğin, bir duvara yaslanmak (fiziksel temas), bir fikre karşı çıkmak (muhalefet) veya rüzgara karşı yürümek (yön) gibi. Günlük dilde sıkça karşılaşılan bu kelime, hem somut hem de soyut durumlarda kullanılabilir. Ayrıca, bir şeyi önlemek veya engellemek amacıyla da kullanılır (örneğin, 'against the law' yani yasaya aykırı).
Örnek
“He leaned his bicycle against the wall.”
Bisikletini duvara yasladı.
“She voted against the new proposal.”
Yeni teklife karşı oy kullandı.
“We need to protect our skin against the sun.”
Cildimizi güneşe karşı korumalıyız.
“The doctor advised him against smoking.”
Doktor ona sigara içmemesini tavsiye etti.
“They sailed against the wind all day.”
Bütün gün rüzgara karşı yelken açtılar.
“His decision went against the company's policy.”
Kararı şirket politikasına aykırıydı.
“The team played against their rivals last night.”
Takım dün gece rakiplerine karşı oynadı.
“She pressed her hand against the glass.”
Elini cama bastırdı.
“There is a strong case against the defendant.”
Sanık aleyhine güçlü bir dava var.
“We must take precautions against theft.”
Hırsızlığa karşı önlem almalıyız.
Eş anlamlılar