opposite
//ˈɒpəzɪt//
Çeviri
karşıt, zıt
Tanım
Opposite, bir şeyin tamamen farklı veya ters yönünde olanı ifade eden bir sıfattır. Bu kelime, iki şey arasındaki temel farklılığı veya birbirini dengeleyen karşıtlığı vurgulamak için kullanılır. Günlük dilde sıkça karşılaşılan bu sözcük, yön, görüş, özellik veya konum gibi birçok bağlamda zıtlık belirtir. Örneğin, sıcak ve soğuk birbirinin opposite (zıt) kavramlarıdır. Aynı şekilde, bir odanın iki duvarı da birbirinin opposite (karşıt) taraflarında yer alabilir.
Örnek
“Hot and cold are opposite temperatures.”
Sıcak ve soğuk zıt sıcaklıklardır.
“She lives on the opposite side of the street.”
Caddenin karşı tarafında yaşıyor.
“His opinion is the opposite of mine.”
Onun fikri benimkinin tam tersi.
“The opposite door leads to the garden.”
Karşıdaki kapı bahçeye çıkar.
“They have opposite personalities.”
Zıt kişiliklere sahipler.
“North and south are opposite directions.”
Kuzey ve güney zıt yönlerdir.
“I sat on the opposite chair during the meeting.”
Toplantı sırasında karşıdaki sandalyeye oturdum.
“Their answers were completely opposite.”
Cevapları tamamen zıttı.
“The opposite effect occurred after the medicine.”
İlaçtan sonra zıt etki oluştu.
“We walked in opposite directions.”
Zıt yönlerde yürüdük.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2karşıt, zıt (sıfat)(bu sayfa)
- A2karşısında, karşı (edat)Bu anlama git
- B1zıt anlamlı, karşıt (isim)Bu anlama git