lively
//ˈlaɪvli//
Çeviri
canlı, hareketli, neşeli
Tanım
Lively, enerji dolu, hareketli ve neşeli bir atmosfer, kişi veya etkinliği tanımlamak için kullanılan bir sıfattır. Genellikle canlı bir sohbet, coşkulu bir müzik veya hareketli bir ortam gibi durumları ifade eder. Bu kelime, bir şeyin sıkıcı veya durgun olmadığını, aksine ilgi çekici ve dinamik olduğunu vurgular. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılır ve olumlu bir anlam taşır. Örneğin, bir partiyi veya bir tartışmayı tanımlarken lively kelimesi, katılımcıların aktif ve keyifli olduğunu belirtir.
Örnek
“The party was very lively with music and dancing.”
Parti, müzik ve dansla çok canlıydı.
“She has a lively personality that makes everyone smile.”
Herkesi gülümseten canlı bir kişiliği var.
“The market was lively early in the morning.”
Pazar sabahın erken saatlerinde canlıydı.
“We had a lively discussion about the movie.”
Film hakkında hareketli bir tartışma yaptık.
“The children were lively and full of energy after the break.”
Çocuklar aradan sonra canlı ve enerji doluydu.
“The lively music made everyone want to dance.”
Canlı müzik herkesi dans etmek istetti.
“He gave a lively presentation that kept the audience engaged.”
Dinleyicileri meşgul eden canlı bir sunum yaptı.
“The streets were lively with street performers and crowds.”
Sokaklar, sokak sanatçıları ve kalabalıklarla canlıydı.
“My grandmother is still very lively despite her age.”
Büyükannem yaşına rağmen hâlâ çok canlı.
“The debate became lively when both sides disagreed strongly.”
Her iki taraf da şiddetle aynı fikirde olmayınca tartışma canlandı.
Eş anlamlılar