hard
//hɑːrd//
Çeviri
zor, güç
Tanım
Hard, bir şeyin yapılması, anlaşılması veya üstesinden gelinmesi kolay olmadığında kullanılan bir sıfattır. Genellikle fiziksel veya zihinsel çaba gerektiren durumlar için tercih edilir. Günlük hayatta bir işin zorluğunu, bir sorunun karmaşıklığını veya bir hedefe ulaşmanın güçlüğünü ifade ederken sıkça kullanılır.
Örnek
“This math problem is very hard.”
Bu matematik problemi çok zor.
“It was hard for him to learn a new language.”
Yeni bir dil öğrenmek onun için zordu.
“The exam was harder than I expected.”
Sınav beklediğimden daha zordu.
“She finds it hard to wake up early in the morning.”
Sabah erken kalkmayı zor buluyor.
“Climbing that mountain is a hard task.”
O dağa tırmanmak zor bir iştir.
“Why is it so hard to say sorry?”
Özür dilemek neden bu kadar zor?
“He had a hard time finishing the project on time.”
Projeyi zamanında bitirmekte zorlandı.
“The hardest part of the journey was the long walk.”
Yolculuğun en zor kısmı uzun yürüyüştü.
“It's hard to believe that she is only ten years old.”
Onun sadece on yaşında olduğuna inanmak zor.
“Making a decision was hard for both of them.”
Bir karar vermek ikisi için de zordu.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1sert, katıBu anlama git
- A2zor, güç(bu sayfa)