grand
//ɡrænd//
Çeviri
büyük, görkemli, muhteşem
Tanım
Grand, bir şeyin boyut, önem, ihtişam veya etki açısından olağanüstü büyük veya etkileyici olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle fiziksel büyüklükten ziyade görkem, asalet veya kapsamı vurgular. Örneğin, 'grand bina' ifadesi sadece büyük değil, aynı zamanda gösterişli ve etkileyici bir yapıyı anlatır. Günlük dilde 'grand plan' (büyük plan) veya 'grand gesture' (görkemli jest) gibi kullanımlarla soyut anlamlarda da sıkça geçer. Bu kelime, resmi ve edebi metinlerde daha yaygın olup, konuşma dilinde 'great' veya 'big' kadar sıradan değildir; daha çok hayranlık uyandıran bir nitelik katar.
Örnek
“The grand palace stood at the center of the city.”
Görkemli saray şehrin merkezinde duruyordu.
“She had a grand vision for the future of the company.”
Şirketin geleceği için büyük bir vizyonu vardı.
“The wedding was a grand affair with hundreds of guests.”
Düğün, yüzlerce misafirle muhteşem bir etkinlikti.
“He made a grand entrance, arriving in a limousine.”
Bir limuzinle gelerek görkemli bir giriş yaptı.
“The mountain range offered a grand view of the valley.”
Dağ sırası, vadiye muhteşem bir manzara sunuyordu.
“Their grand plan to build a new stadium was approved.”
Yeni bir stadyum inşa etme büyük planları onaylandı.
“The old mansion had a grand staircase made of marble.”
Eski konakta mermerden yapılmış görkemli bir merdiven vardı.
“She received a grand prize of one million dollars.”
Bir milyon dolarlık büyük bir ödül kazandı.
“The orchestra performed a grand symphony at the concert.”
Orkestra, konserde muhteşem bir senfoni seslendirdi.
“His grand gesture of donating to charity touched everyone.”
Hayır kurumuna bağış yapma gibi görkemli jesti herkesi etkiledi.
Eş anlamlılar