full
//fʊl//
Çeviri
dolu
Tanım
Full, bir şeyin içinde hiç boşluk kalmamış, kapasitesine ulaşmış veya tüm parçaları içerir durumda olduğunu ifade eden bir sıfattır. Örneğin, bir bardak suyla tamamen dolu olduğunda veya bir odanın insanlarla dolu olduğunda kullanılır. Ayrıca, bir şeyin eksiksiz veya tam olduğunu belirtmek için de yaygındır; örneğin, 'full name' (tam ad) veya 'full speed' (tam hız) ifadelerinde olduğu gibi. Günlük hayatta sıkça karşılaşılan bu kelime, somut nesnelerden soyut kavramlara kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, 'doymuş' veya 'bol'), ancak burada en temel anlamı olan 'dolu' üzerinde durulmuştur.
Örnek
“The glass is full of water.”
Bardak suyla dolu.
“She has a full schedule today.”
Bugün programı tamamen dolu.
“The bus was full, so we had to wait for the next one.”
Otobüs doluydu, bu yüzden bir sonrakini beklemek zorunda kaldık.
“Please write your full name on the form.”
Lütfen forma tam adınızı yazın.
“I feel full after that big meal.”
O büyük yemekten sonra tok hissediyorum.
“The moon is full tonight.”
Bu gece ay dolunay.
“He gave a full explanation of the problem.”
Sorunun tam bir açıklamasını yaptı.
“The parking lot is full; we need to find another spot.”
Otopark dolu; başka bir yer bulmamız gerekiyor.
“She achieved full marks on the exam.”
Sınavda tam puan aldı.
“The store is full of customers during the sale.”
İndirim sırasında mağaza müşterilerle dolu.
Eş anlamlılar