down
//daʊn//
Çeviri
mutsuz, keyifsiz, moralsiz
Tanım
Down kelimesi, bir kişinin ruh halinin düşük, üzgün veya moralsiz olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle geçici bir duygu durumunu tanımlamak için kullanılır ve kişinin enerjisinin azaldığı, motivasyonunun düştüğü anları belirtir. Günlük konuşmalarda sıkça karşılaşılan bu kullanım, resmi olmayan bir düzeydedir ve duygusal bir çöküntüyü anlatır.
Örnek
“She felt really down after hearing the bad news.”
Kötü haberi duyduktan sonra kendini gerçekten moralsiz hissetti.
“I'm feeling a bit down today, but I'll be okay.”
Bugün biraz keyifsiz hissediyorum, ama iyi olacağım.
“He looked down when he didn't get the job.”
İşi alamayınca üzgün görünüyordu.
“Don't be down about the exam; you did your best.”
Sınav için üzülme; elinden geleni yaptın.
“She's been down ever since her friend moved away.”
Arkadaşı taşındığından beri moralsiz.
“I get down when it rains for days.”
Günlerce yağmur yağdığında keyfim kaçıyor.
“He tried to cheer up his down friend with a joke.”
Üzgün arkadaşını bir şakayla neşelendirmeye çalıştı.
“Why do you look so down? What happened?”
Neden bu kadar moralsiz görünüyorsun? Ne oldu?
“After the party, she felt down because everyone left early.”
Partiden sonra herkes erken gittiği için kendini üzgün hissetti.
“It's normal to feel down sometimes; it's part of life.”
Bazen moralsiz hissetmek normaldir; hayatın bir parçası.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1aşağı, aşağıya (yön)Bu anlama git
- A2üzgün, moralsiz (ruh hali)(bu sayfa)