deaf
//def//
Çeviri
sağır
Tanım
Deaf, işitme duyusunun tamamen veya büyük ölçüde kaybolması durumunu ifade eden bir sıfattır. Bu kelime, bir kişinin sesleri algılama yeteneğinin olmadığını veya çok sınırlı olduğunu belirtmek için kullanılır. Günlük dilde, işitme kaybı olan bireyleri tanımlamak için yaygındır ve genellikle saygılı bir şekilde kullanılması önemlidir. Ayrıca mecazi anlamda, bir uyarı veya eleştiriye karşı duyarsız olmayı da anlatabilir; ancak burada temel anlamı olan fiziksel işitme kaybı üzerinde durulmaktadır. Toplumda, sağır bireyler için işaret dili gibi alternatif iletişim yöntemleri geliştirilmiştir.
Örnek
“She was born deaf and uses sign language to communicate.”
O, sağır doğdu ve iletişim kurmak için işaret dili kullanıyor.
“The school provides special education for deaf students.”
Okul, sağır öğrenciler için özel eğitim sağlıyor.
“He became deaf after a severe ear infection.”
Şiddetli bir kulak enfeksiyonundan sonra sağır oldu.
“Many deaf people prefer to be called 'Deaf' with a capital D to show cultural identity.”
Birçok sağır insan, kültürel kimliklerini göstermek için büyük D ile 'Sağır' olarak adlandırılmayı tercih ediyor.
“The movie included subtitles for deaf viewers.”
Film, sağır izleyiciler için altyazılar içeriyordu.
“My grandfather is hard of hearing but not completely deaf.”
Büyükbabam ağır işitiyor ama tamamen sağır değil.
“Deaf culture has its own traditions and values.”
Sağır kültürünün kendi gelenekleri ve değerleri vardır.
“She felt isolated because her classmates didn't understand her deafness.”
Sınıf arkadaşları onun sağırlığını anlamadığı için kendini yalnız hissetti.
“The dog was deaf and couldn't hear the doorbell.”
Köpek sağırdı ve kapı zilini duyamıyordu.
“Advances in technology have improved life for deaf people.”
Teknolojideki ilerlemeler sağır insanların hayatını iyileştirdi.
Eş anlamlılar