already
//ɔːlˈrɛdi//
Çeviri
zaten
Tanım
Already, bir eylemin veya durumun beklenenden daha önce gerçekleştiğini veya tamamlandığını belirten bir zarftır. Genellikle cümle içinde fiilden önce veya cümlenin sonunda kullanılır. Örneğin, 'I have already eaten' cümlesinde olduğu gibi, bir işin daha önce yapıldığını vurgular. Bu kelime, konuşma dilinde sıkça geçer ve zamanla ilgili bir kesinlik hissi verir. Ayrıca, bir durumun şu anda geçerli olduğunu ifade etmek için de kullanılabilir, örneğin 'It's already late' gibi.
Örnek
“I have already finished my homework.”
Ödevimi zaten bitirdim.
“She already knows the answer.”
Cevabı zaten biliyor.
“The train has already left.”
Tren zaten gitti.
“He already ate lunch before we arrived.”
Biz gelmeden önce öğle yemeğini zaten yemişti.
“It's already midnight, so we should go home.”
Zaten gece yarısı oldu, bu yüzden eve gitmeliyiz.
“They have already seen that movie twice.”
O filmi zaten iki kez izlediler.
“I already told you the truth.”
Sana zaten gerçeği söyledim.
“The store is already closed at this hour.”
Bu saatte mağaza zaten kapalı.
“She has already packed her suitcase for the trip.”
Seyahat için bavulunu zaten hazırladı.
“We already have enough food for the party.”
Parti için zaten yeterli yiyeceğimiz var.
Eş anlamlılar