ahead
//əˈhɛd//
Çeviri
ileri, önde, ileride
Tanım
Ahead, bir şeyin önünde veya ilerisinde olma durumunu ifade eden bir zarftır. Genellikle bir hedefe doğru ilerlemeyi, bir yarışta veya sıralamada önde olmayı ya da zamansal olarak ilerideki bir noktayı belirtmek için kullanılır. Örneğin, bir araba yarışında bir sürücünün diğerlerinden önde olması veya bir projenin planlanan takvimden daha hızlı ilerlemesi gibi durumlarda kullanılabilir. Günlük konuşmalarda da bir kişinin planları veya hazırlıkları konusunda zamanında veya daha erken hareket ettiğini anlatmak için yaygındır.
Örnek
“She was walking ahead of me on the path.”
Patikada benden önde yürüyordu.
“Our team is ahead by five points in the game.”
Takımımız oyunda beş sayı önde.
“If you want to succeed, you need to plan ahead.”
Başarılı olmak istiyorsan, önceden plan yapmalısın.
“The road ahead is blocked due to construction.”
İlerideki yol inşaat nedeniyle kapalı.
“He is ahead of his classmates in mathematics.”
Matematikte sınıf arkadaşlarından ileride.
“Look ahead and you will see the lighthouse.”
İleriye bak, deniz fenerini göreceksin.
“We finished the project ahead of schedule.”
Projeyi programdan önce bitirdik.
“The car ahead of us suddenly stopped.”
Önümüzdeki araba aniden durdu.
“She always thinks ahead and avoids problems.”
Her zaman ileriyi düşünür ve sorunlardan kaçınır.
“In the race, he was ahead from the start.”
Yarışta başından beri öndeydi.
Eş anlamlılar