Çeviri
portakal
Tanım
Turuncu renkli, ekşi-tatlı bir tada sahip, C vitamini açısından zengin yuvarlak bir meyvedir. Portakal, genellikle soyularak veya suyu sıkılarak tüketilir ve dünya genelinde kahvaltılardan tatlılara kadar birçok yerde kullanılır. A1 seviyesinde öğrenilen bu temel kelime, günlük hayatta sıkça karşılaşılan bir meyveyi ifade eder.
Örnek
“I eat an orange every morning for breakfast.”
Her sabah kahvaltıda bir portakal yerim.
“She peeled the orange and gave me a slice.”
Portakalı soydu ve bana bir dilim verdi.
“Oranges are rich in vitamin C.”
Portakallar C vitamini açısından zengindir.
“Can you buy some oranges from the market?”
Marketten biraz portakal alabilir misin?
“This orange is very sweet and juicy.”
Bu portakal çok tatlı ve sulu.
“He squeezed an orange to make fresh juice.”
Taze meyve suyu yapmak için bir portakal sıktı.
“My little brother loves orange slices as a snack.”
Küçük kardeşim atıştırmalık olarak portakal dilimlerini sever.
“There is a bowl of oranges on the kitchen table.”
Mutfak masasında bir kase portakal var.
“I prefer oranges to apples in winter.”
Kışın elmalardan ziyade portakalları tercih ederim.
“The orange tree in our garden has many fruits.”
Bahçemizdeki portakal ağacının birçok meyvesi var.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1meyve(bu sayfa)
- A1renkBu anlama git