Çeviri
kahverengi
Tanım
Brown, kırmızı, sarı ve mavi gibi ana renklerin karışımıyla oluşan, toprak, odun ve çikolata gibi doğal nesnelerde sıkça görülen bir renktir. Genellikle sıcak, doğal ve yumuşak bir ton olarak tanımlanır. İngilizcede hem bir renk adı (isim) hem de bir nesnenin bu renkte olduğunu belirten sıfat olarak kullanılır. Örneğin, 'brown shoes' (kahverengi ayakkabılar) ifadesinde sıfat, 'the brown of the tree' (ağacın kahverengisi) ifadesinde ise isim görevindedir. Günlük hayatta giyimden mobilyaya, doğal manzaralardan yiyeceklere kadar çok yaygın bir renktir. Bu kelimenin ayrıca 'esmer' (ten veya saç rengi) ve 'pişmiş' (yemekte kızarmış) gibi yan anlamları da vardır.
Örnek
“She wore a beautiful brown dress to the party.”
Partiye güzel bir kahverengi elbise giydi.
“The leaves turn brown in autumn.”
Yapraklar sonbaharda kahverengiye döner.
“I prefer brown bread over white bread.”
Beyaz ekmek yerine kahverengi ekmeği tercih ederim.
“His brown eyes sparkled in the sunlight.”
Kahverengi gözleri güneş ışığında parladı.
“We painted the wooden fence brown.”
Ahşap çiti kahverengiye boyadık.
“The dog has a soft, brown coat.”
Köpeğin yumuşak, kahverengi bir tüyü var.
“She added brown sugar to the recipe.”
Tarife kahverengi şeker ekledi.
“The old leather sofa is dark brown.”
Eski deri kanepe koyu kahverengidir.
“Birds with brown feathers are common in this area.”
Kahverengi tüylü kuşlar bu bölgede yaygındır.
“He bought a brown suitcase for his trip.”
Seyahati için kahverengi bir bavul aldı.
Eş anlamlılar