Çeviri
renk
Tanım
Colour, bir nesnenin ışığı yansıtma veya yayma şekline bağlı olarak gözle algılanan özelliğidir. Günlük hayatta mavi, kırmızı, yeşil gibi tonları tanımlamak için kullanılır. Resim, moda, tasarım ve doğa betimlemelerinde sıkça geçer. Bu kelime aynı zamanda bir şeyin görünümünü veya atmosferini ifade etmek için mecazi anlamda da kullanılabilir (örneğin, "renk katmak").
Örnek
“The sky is a beautiful shade of blue colour today.”
Bugün gökyüzü güzel bir mavi renk tonunda.
“She chose a bright colour for her new dress.”
Yeni elbisesi için parlak bir renk seçti.
“What colour is your car?”
Araban ne renk?
“The artist mixed different colours to create a sunset scene.”
Sanatçı, bir gün batımı sahnesi oluşturmak için farklı renkleri karıştırdı.
“Autumn leaves change colour from green to orange.”
Sonbahar yaprakları yeşilden turuncuya renk değiştirir.
“He prefers neutral colours like beige and grey.”
Bej ve gri gibi nötr renkleri tercih ediyor.
“The colour of the ocean looked darker near the shore.”
Okyanusun rengi kıyıya yakın daha koyu görünüyordu.
“We need to decide on a colour scheme for the living room.”
Oturma odası için bir renk düzenine karar vermeliyiz.
“Her eyes are an unusual shade of green colour.”
Gözleri alışılmadık bir yeşil renk tonunda.
“The flag has three colours: red, white, and blue.”
Bayrağın üç rengi var: kırmızı, beyaz ve mavi.
Eş anlamlılar