Çeviri
mor
Tanım
Purple, kırmızı ve mavinin karışımından oluşan bir renktir. Görsel sanatlarda, modada ve doğada sıkça rastlanan bu renk, genellikle asalet, gizem ve yaratıcılıkla ilişkilendirilir. İngilizcede 'purple' kelimesi hem bir renk adı olarak hem de bu renge ait sıfat olarak kullanılır. Günlük hayatta bir nesnenin rengini tarif ederken veya soyut kavramları (örneğin 'purple prose' gibi abartılı anlatım) ifade ederken karşımıza çıkabilir.
Örnek
“She wore a beautiful purple dress to the party.”
Partiye güzel bir mor elbise giydi.
“The sunset turned the sky a deep shade of purple.”
Gün batımı gökyüzünü koyu bir mor tonuna çevirdi.
“I painted my bedroom walls purple because it helps me relax.”
Yatak odamın duvarlarını mora boyadım çünkü rahatlamama yardımcı oluyor.
“The purple flowers in the garden bloomed early this year.”
Bahçedeki mor çiçekler bu yıl erken açtı.
“He bought a purple notebook for his art class.”
Sanat dersi için mor bir defter aldı.
“The grape juice left a purple stain on the tablecloth.”
Üzüm suyu masa örtüsünde mor bir leke bıraktı.
“Purple is often associated with royalty and luxury.”
Mor genellikle kraliyet ve lüksle ilişkilendirilir.
“My favorite color is purple, especially the lighter shades.”
En sevdiğim renk mor, özellikle açık tonları.
“The artist used purple to create a sense of mystery in the painting.”
Sanatçı, resimde bir gizem hissi yaratmak için mor kullandı.
“We saw a purple butterfly in the park yesterday.”
Dün parkta mor bir kelebek gördük.
Eş anlamlılar