across
//əˈkrɒs//
Çeviri
karşıya, boyunca, üzerinden
Tanım
Across, bir yüzeyin veya alanın bir tarafından diğer tarafına geçişi ifade eden bir edat ve zarftır. Genellikle bir yerin, yolun, odanın veya nehrin bir ucundan diğer ucuna hareketi anlatır. Örneğin, bir köprüden karşıya geçmek veya bir caddenin karşısında durmak gibi durumlarda kullanılır. Bu kelime aynı zamanda bir şeyin bir alanı kapladığını veya yayıldığını belirtmek için de kullanılabilir. Günlük konuşmalarda sıkça yer alan bu kelime, hem fiziksel hem de mecazi anlamda karşımıza çıkabilir.
Örnek
“She walked across the street to buy some groceries.”
Biraz yiyecek almak için caddenin karşısına yürüdü.
“The cat ran across the garden quickly.”
Kedi hızla bahçenin karşısına koştu.
“We took a boat across the river to reach the village.”
Köye ulaşmak için nehrin karşısına bir tekneyle geçtik.
“There is a bridge across the lake that connects the two parks.”
İki parkı birbirine bağlayan gölün üzerinde bir köprü var.
“He spread the map across the table to study it.”
Haritayı incelemek için masanın üzerine yaydı.
“The news spread across the country within hours.”
Haber saatler içinde ülke geneline yayıldı.
“She smiled at me from across the room.”
Odanın karşısından bana gülümsedi.
“The children played across the field until sunset.”
Çocuklar gün batımına kadar tarlanın karşısında oynadı.
“We drove across the desert during our road trip.”
Yolculuğumuz sırasında çölün karşısına araba sürdük.
“A smile spread across his face when he heard the good news.”
İyi haberi duyunca yüzüne bir gülümseme yayıldı.
Eş anlamlılar