in front of

//ɪn frʌnt ʌv//

Çeviri

önünde

Tanım

İngilizce'de 'in front of', bir nesnenin, kişinin veya yerin başka bir şeye göre daha önde, yani yüzünün veya ön tarafının baktığı yönde bulunduğunu belirten bir yer edatıdır. Genellikle fiziksel konumları tarif etmek için kullanılır; örneğin bir binanın önünde durmak, bir kişinin önünde oturmak veya bir arabanın önünde yürümek gibi. Bu ifade, bir şeyin başka bir şeye göre daha yakın veya daha görünür olduğu durumları da anlatabilir. Günlük konuşmada sıkça geçer ve genellikle somut mekân ilişkileri için kullanılır; soyut anlamlarda da (örneğin 'birinin önünde bir fırsat') kullanılabilir, ancak burada en yaygın fiziksel anlamı esas alınmıştır.

Örnek

  • The car is parked in front of the house.

    Araba evin önüne park edilmiş.

  • She stood in front of the mirror for a long time.

    Uzun bir süre aynanın önünde durdu.

  • There is a big tree in front of the school.

    Okulun önünde büyük bir ağaç var.

  • He sat in front of me during the meeting.

    Toplantı sırasında benim önümde oturdu.

  • Please wait in front of the entrance.

    Lütfen girişin önünde bekleyin.

  • The cat is sleeping in front of the fireplace.

    Kedi şöminenin önünde uyuyor.

  • We took a photo in front of the famous monument.

    Ünlü anıtın önünde bir fotoğraf çektirdik.

  • A child was playing in front of the shop.

    Bir çocuk dükkanın önünde oynuyordu.

  • The bus stop is right in front of the library.

    Otobüs durağı kütüphanenin tam önünde.

  • He placed the flowers in front of the statue.

    Çiçekleri heykelin önüne koydu.

Eş anlamlılar

ön tarafında
karşısında
önünde bulunan

İlgili kelimeler

behind

arkasında

Edatlar
Places and directions

Behind, bir nesnenin, kişinin veya yerin arka tarafında olma durumunu ifade eden bir edat ve zarftır. Genellikle fiziksel konum belirtmek için kullanılır; örneğin bir kapının arkasında durmak gibi. Ay…

between

arasında

Edatlar
Places and directions

Between, iki veya daha fazla şey, kişi, yer ya da zaman arasındaki konumu, ilişkiyi veya ayrımı belirten bir edattır. Genellikle fiziksel mesafe, soyut bağlantı veya bir seçim durumunu ifade eder. Örn…

end

son

İsimler
Places and directions

End, İngilizcede bir şeyin en son noktasını, bitişini veya tamamlanma anını ifade eden bir kelimedir. Bir olayın, sürecin, nesnenin veya zaman diliminin sona erdiği yeri belirtir. Günlük dilde sıkça k…

here

burada

Zarflar
Places and directions

Here, İngilizcede bir konumu veya yeri işaret eden bir zarftır. Genellikle konuşmacının bulunduğu noktayı veya yakın bir alanı belirtmek için kullanılır. Örneğin, bir nesnenin veya kişinin yakında old…

in

içinde

Edatlar
Places and directions

In, bir şeyin içinde, sınırları dahilinde veya bir yere ait olduğunu belirten bir edattır. Genellikle bir yer, zaman dilimi, durum veya araç belirtmek için kullanılır. Örneğin, fiziksel bir mekanda bu…

on

üzerinde

Edatlar
Places and directions

On, bir nesnenin veya yüzeyin üst kısmında bulunma durumunu ifade eden bir edattır. Genellikle bir şeyin başka bir şeyin üzerinde olduğunu belirtmek için kullanılır. Örneğin, kitap masanın üzerinde, k…

shop

dükkan, mağaza

İsimler
Places and directions

Shop, genellikle küçük veya orta ölçekli, belirli bir ürün veya hizmetin satıldığı perakende satış yeridir. Günlük hayatta sıkça kullanılan bu kelime, bir binanın zemin katındaki küçük bir bakkaldan,…

store

dükkan, mağaza

İsimler
Places and directions

Store, İngilizcede genellikle perakende ürünlerin satıldığı bir dükkan veya mağaza anlamına gelir. Bu kelime, insanların günlük ihtiyaçlarını karşılamak için alışveriş yaptıkları fiziksel bir yeri ifa…

there

orada

Zarflar
Places and directions

There, İngilizcede bir yeri veya konumu işaret etmek için kullanılan bir zarftır. Genellikle konuşmacıdan uzakta olan bir noktayı belirtir. Örneğin, bir nesnenin veya kişinin bulunduğu yeri göstermek…

under

altında

Edatlar
Places and directions

Under, bir şeyin daha aşağısında, alt kısmında veya bir şey tarafından kaplanmış durumda olmayı ifade eden bir edattır. Genellikle fiziksel konum belirtmek için kullanılır; örneğin, bir masanın altınd…