Çeviri
son
Tanım
End, İngilizcede bir şeyin en son noktasını, bitişini veya tamamlanma anını ifade eden bir kelimedir. Bir olayın, sürecin, nesnenin veya zaman diliminin sona erdiği yeri belirtir. Günlük dilde sıkça kullanılır ve hem somut (örneğin bir yolun sonu) hem de soyut (örneğin bir hikayenin sonu) anlamlarda karşımıza çıkar. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin 'amaç' veya 'uç' gibi), ancak burada en yaygın kullanılan 'bitiş' anlamına odaklanıyoruz.
Örnek
“The movie was so good that I didn't want it to end.”
Film o kadar iyiydi ki bitmesini istemedim.
“Please wait until the end of the line.”
Lütfen sıranın sonuna kadar bekleyin.
“They decided to end their relationship after five years.”
Beş yıl sonra ilişkilerini bitirmeye karar verdiler.
“At the end of the day, we all went home tired.”
Günün sonunda hepimiz yorgun bir şekilde eve gittik.
“The road ends here, so we have to turn back.”
Yol burada bitiyor, bu yüzden geri dönmek zorundayız.
“She read the book from beginning to end in one sitting.”
Kitabı başından sonuna kadar tek oturuşta okudu.
“The concert ended with a spectacular fireworks display.”
Konser muhteşem bir havai fişek gösterisiyle sona erdi.
“I can't see the end of this tunnel yet.”
Bu tünelin sonunu henüz göremiyorum.
“His speech came to an end with a powerful quote.”
Konuşması güçlü bir alıntıyla sona erdi.
“We need to end this meeting before lunch.”
Bu toplantıyı öğle yemeğinden önce bitirmemiz gerekiyor.
Eş anlamlılar