shop

//ʃɒp//

Çeviri

dükkan, mağaza

Tanım

Shop, genellikle küçük veya orta ölçekli, belirli bir ürün veya hizmetin satıldığı perakende satış yeridir. Günlük hayatta sıkça kullanılan bu kelime, bir binanın zemin katındaki küçük bir bakkaldan, özel bir ürün satan butiğe kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. 'Shop' ayrıca bir işletme türünü ifade ederken, alışveriş yapma eylemi için de kullanılabilir (örneğin, 'go shopping'). Bu kelime, genellikle büyük alışveriş merkezlerinden (mall) daha küçük ve bağımsız işletmeler için tercih edilir. İngiliz İngilizcesinde 'shop' daha yaygınken, Amerikan İngilizcesinde 'store' sıkça kullanılır.

Örnek

  • I need to go to the shop to buy some milk.

    Biraz süt almak için dükkana gitmem gerekiyor.

  • The corner shop sells fresh bread every morning.

    Köşedeki dükkan her sabah taze ekmek satar.

  • She opened a small flower shop in the city center.

    Şehir merkezinde küçük bir çiçekçi dükkanı açtı.

  • This shop has a wide selection of handmade jewelry.

    Bu dükkanda geniş bir el yapımı takı seçkisi var.

  • The shop closes at 8 PM on weekdays.

    Dükkan hafta içi akşam 8'de kapanır.

  • He works at a local bike repair shop.

    Yerel bir bisiklet tamir dükkanında çalışıyor.

  • I found a great deal at the antique shop.

    Antika dükkanında harika bir fırsat buldum.

  • The shop owner was very friendly and helpful.

    Dükkan sahibi çok arkadaş canlısı ve yardımseverdi.

  • We decided to browse the gift shop before leaving.

    Ayrılmadan önce hediyelik eşya dükkanına bakmaya karar verdik.

  • The shop is located just around the corner from my house.

    Dükkan, evimin hemen köşesinde bulunuyor.

Eş anlamlılar

mağaza
dükkan
satış yeri
butik
perakendeci

İlgili kelimeler

behind

arkasında

Edatlar
Places and directions

Behind, bir nesnenin, kişinin veya yerin arka tarafında olma durumunu ifade eden bir edat ve zarftır. Genellikle fiziksel konum belirtmek için kullanılır; örneğin bir kapının arkasında durmak gibi. Ay…

between

arasında

Edatlar
Places and directions

Between, iki veya daha fazla şey, kişi, yer ya da zaman arasındaki konumu, ilişkiyi veya ayrımı belirten bir edattır. Genellikle fiziksel mesafe, soyut bağlantı veya bir seçim durumunu ifade eder. Örn…

end

son

İsimler
Places and directions

End, İngilizcede bir şeyin en son noktasını, bitişini veya tamamlanma anını ifade eden bir kelimedir. Bir olayın, sürecin, nesnenin veya zaman diliminin sona erdiği yeri belirtir. Günlük dilde sıkça k…

here

burada

Zarflar
Places and directions

Here, İngilizcede bir konumu veya yeri işaret eden bir zarftır. Genellikle konuşmacının bulunduğu noktayı veya yakın bir alanı belirtmek için kullanılır. Örneğin, bir nesnenin veya kişinin yakında old…

in

içinde

Edatlar
Places and directions

In, bir şeyin içinde, sınırları dahilinde veya bir yere ait olduğunu belirten bir edattır. Genellikle bir yer, zaman dilimi, durum veya araç belirtmek için kullanılır. Örneğin, fiziksel bir mekanda bu…

in front of

önünde

Edatlar
Places and directions

İngilizce'de 'in front of', bir nesnenin, kişinin veya yerin başka bir şeye göre daha önde, yani yüzünün veya ön tarafının baktığı yönde bulunduğunu belirten bir yer edatıdır. Genellikle fiziksel konu…

on

üzerinde

Edatlar
Places and directions

On, bir nesnenin veya yüzeyin üst kısmında bulunma durumunu ifade eden bir edattır. Genellikle bir şeyin başka bir şeyin üzerinde olduğunu belirtmek için kullanılır. Örneğin, kitap masanın üzerinde, k…

store

dükkan, mağaza

İsimler
Places and directions

Store, İngilizcede genellikle perakende ürünlerin satıldığı bir dükkan veya mağaza anlamına gelir. Bu kelime, insanların günlük ihtiyaçlarını karşılamak için alışveriş yaptıkları fiziksel bir yeri ifa…

there

orada

Zarflar
Places and directions

There, İngilizcede bir yeri veya konumu işaret etmek için kullanılan bir zarftır. Genellikle konuşmacıdan uzakta olan bir noktayı belirtir. Örneğin, bir nesnenin veya kişinin bulunduğu yeri göstermek…

under

altında

Edatlar
Places and directions

Under, bir şeyin daha aşağısında, alt kısmında veya bir şey tarafından kaplanmış durumda olmayı ifade eden bir edattır. Genellikle fiziksel konum belirtmek için kullanılır; örneğin, bir masanın altınd…