above

//əˈbʌv//

Edatlar
A1

Çeviri

yukarıda, üstünde

Tanım

Above, bir şeyin daha yüksek bir konumda, seviyede veya miktarda olduğunu belirten bir edat ve zarftır. Genellikle fiziksel yükseklik, sıralama, değer veya öncelik gibi bağlamlarda kullanılır. Örneğin, bir nesnenin başka bir nesnenin üzerinde olduğunu ifade ederken veya bir sayının belirli bir eşiği aştığını söylerken kullanılır. Günlük konuşmada sıkça yer alır ve hem somut (örneğin, 'resim masanın üstünde') hem de soyut (örneğin, 'sıcaklık 30 derecenin üstünde') anlamlarda karşımıza çıkar.

Örnek

  • The plane flew above the clouds.

    Uçak bulutların üzerinde uçtu.

  • Her name is written above the title.

    Adı başlığın yukarısında yazılı.

  • Temperatures above 40 degrees are dangerous.

    40 derecenin üstündeki sıcaklıklar tehlikelidir.

  • He values honesty above everything else.

    Dürüstlüğü her şeyin üstünde tutar.

  • The stars shone brightly above the desert.

    Yıldızlar çölün üzerinde parlak bir şekilde parlıyordu.

  • Children aged 12 and above can enter free.

    12 yaş ve üstü çocuklar ücretsiz girebilir.

  • Please see the instructions above.

    Lütfen yukarıdaki talimatlara bakın.

  • The mountain rises above the valley.

    Dağ vadinin üzerinde yükselir.

  • She is above suspicion in this matter.

    Bu konuda şüphenin üstündedir (şüphelenilmez).

  • The score was above average for the class.

    Puan, sınıf ortalamasının üstündeydi.

Eş anlamlılar

üzerinde
yukarısında
daha yüksekte
üstünde

İlgili kelimeler

behind

arkasında

Edatlar
Places and directions

Behind, bir nesnenin, kişinin veya yerin arka tarafında olma durumunu ifade eden bir edat ve zarftır. Genellikle fiziksel konum belirtmek için kullanılır; örneğin bir kapının arkasında durmak gibi. Ay…

between

arasında

Edatlar
Places and directions

Between, iki veya daha fazla şey, kişi, yer ya da zaman arasındaki konumu, ilişkiyi veya ayrımı belirten bir edattır. Genellikle fiziksel mesafe, soyut bağlantı veya bir seçim durumunu ifade eder. Örn…

in

içinde

Edatlar
Places and directions

In, bir şeyin içinde, sınırları dahilinde veya bir yere ait olduğunu belirten bir edattır. Genellikle bir yer, zaman dilimi, durum veya araç belirtmek için kullanılır. Örneğin, fiziksel bir mekanda bu…

in front of

önünde

Edatlar
Places and directions

İngilizce'de 'in front of', bir nesnenin, kişinin veya yerin başka bir şeye göre daha önde, yani yüzünün veya ön tarafının baktığı yönde bulunduğunu belirten bir yer edatıdır. Genellikle fiziksel konu…

on

üzerinde

Edatlar
Places and directions

On, bir nesnenin veya yüzeyin üst kısmında bulunma durumunu ifade eden bir edattır. Genellikle bir şeyin başka bir şeyin üzerinde olduğunu belirtmek için kullanılır. Örneğin, kitap masanın üzerinde, k…

under

altında

Edatlar
Places and directions

Under, bir şeyin daha aşağısında, alt kısmında veya bir şey tarafından kaplanmış durumda olmayı ifade eden bir edattır. Genellikle fiziksel konum belirtmek için kullanılır; örneğin, bir masanın altınd…

about

hakkında, yaklaşık, etrafında

Edatlar

About kelimesi İngilizcede en yaygın olarak 'hakkında' anlamında kullanılır. Bir konuyu, kişiyi veya durumu belirtirken kullanılan bu edat, aynı zamanda 'yaklaşık' anlamıyla miktar veya zaman belirtme…

across

karşıya, boyunca, üzerinden

Edatlar

Across, bir yüzeyin veya alanın bir tarafından diğer tarafına geçişi ifade eden bir edat ve zarftır. Genellikle bir yerin, yolun, odanın veya nehrin bir ucundan diğer ucuna hareketi anlatır. Örneğin,…

after

sonra

Edatlar

After, bir olayın veya zaman diliminin ardından gelen durumu ifade eden bir edat, bağlaç veya zarftır. En yaygın kullanımı, bir eylemin veya zamanın 'sonrasında' anlamını taşır. Örneğin, 'after dinner…

around

etrafında, çevresinde

Edatlar

Around kelimesi, bir nesnenin, kişinin veya yerin çevresinde olmayı veya o alanı kapsamayı ifade eden bir edat ve zarftır. Genellikle bir daire şeklinde çevreleme, yaklaşık bir konum veya bir alanın i…