stretch

//strɛtʃ//

Fiiller
B2

Çeviri

uzanmak, yayılmak

Tanım

Stretch fiili, bir şeyin fiziksel olarak bir noktadan diğerine uzandığını veya belirli bir alanı kapladığını ifade eder. Aynı zamanda bir sürenin veya olayın belli bir zaman dilimine yayıldığını belirtmek için de kullanılır. Bu kullanım, hem somut hem de soyut bir genişleme veya devamlılık fikrini taşır. Örneğin, bir ormanın kilometrelerce uzandığını veya bir festivalin birkaç güne yayıldığını söylerken bu anlamda kullanılır.

Örnek

  • The national park stretches from the mountains all the way to the coast.

    Milli park, dağlardan sahil boyunca uzanır.

  • The meeting stretched over three hours because of the detailed discussions.

    Detaylı tartışmalar yüzünden toplantı üç saate yayıldı.

  • A vast desert stretches across the northern part of the country.

    Geniş bir çöl, ülkenin kuzey kısmı boyunca uzanır.

  • The project timeline had to stretch into next year due to unforeseen delays.

    Öngörülemeyen gecikmeler nedeniyle proje zaman çizelgesi gelecek yıla yayılmak zorunda kaldı.

  • From my window, I can see fields stretching to the horizon.

    Penceremden, ufka kadar uzanan tarlaları görebiliyorum.

  • The negotiations are expected to stretch throughout the week.

    Müzakerelerin hafta boyunca yayılması bekleniyor.

  • A long queue stretched from the ticket booth around the corner.

    Uzun bir kuyruk, bilet gişesinden köşeyi dönüp uzanıyordu.

  • His professional career stretched over four decades.

    Onun profesyonel kariyeri dört on yıla yayıldı.

  • The ancient wall once stretched for hundreds of miles, marking the empire's border.

    Antik duvar bir zamanlar yüzlerce mil uzanarak imparatorluğun sınırını işaretliyordu.

  • The festival usually stretches across the first weekend of July.

    Festival genellikle Temmuz ayının ilk hafta sonuna yayılır.

Eş anlamlılar

uzamak
yayılmak
devam etmek

Diğer anlamlar

  • B1
    germek, esnetmek (fiziksel)Bu anlama git
  • B2
    uzanmak, yayılmak (alan/zaman)(bu sayfa)
  • C1
    zorlamak, sınırlarını zorlamakBu anlama git

İlgili kelimeler

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Bir yerden veya durumdan uzaklaşmak, geri çekilmek; özellikle bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durumdan kaçınmak için. Ayrıca, inzivaya çekilmek, sessiz ve huzurlu bir yere gitmek anlamında…

govern

yönetmek

Fiiller

Bir ülkeyi, kurumu, organizasyonu veya süreci idare etmek, yönlendirmek ve kontrol etmek. Kurallar koymak, kararlar almak ve bir sistemin işleyişinden sorumlu olmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin d…

insure

sigortalamak

Fiiller

Bir şeyin (mal, mülk, hayat, sağlık vb.) olası bir risk, zarar veya kayba karşı güvence altına alınması için bir sigorta şirketiyle anlaşma yapmak, poliçe düzenlemek. Ayrıca, bir şeyi garanti altına a…

accuse

suçlamak

Fiiller

Bir kişiyi bir suç veya yanlış bir eylem işlemekle itham etmek, onu bir kabahatle suçlu olarak göstermek. Resmi bir suçlama veya günlük konuşmada birini bir şeyden sorumlu tutmak anlamında kullanılır.

adapt

uyum sağlamak, adapte olmak

Fiiller

Bir şeyi yeni koşullara, durumlara veya ortamlara göre değiştirmek, ayarlamak veya kendini bu yeni şartlara alıştırmak. Bu süreç fiziksel, davranışsal veya zihinsel bir değişimi içerebilir.

alter

değiştirmek

Fiiller

Bir şeyin durumunu, biçimini, içeriğini veya görünümünü farklı bir hale getirmek, başka türlü yapmak. Genellikle küçük veya orta ölçekli değişiklikler için kullanılır, tamamen yeniden yapmaktan ziyade…

appoint

atamak

Fiiller

Bir kişiyi resmi olarak bir göreve, pozisyona veya işe getirmek; bir görev için seçmek ve tayin etmek. Ayrıca, bir toplantı veya randevu için zaman ve yer belirlemek anlamında da kullanılabilir.

assume

varsaymak, farz etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu kanıt olmadan kabul etmek veya bir durumun gerçekleşeceğini düşünerek hareket etmek. Ayrıca, bir rolü veya sorumluluğu üstlenmek anlamında da kullanılır.

assure

temin etmek, garanti etmek

Fiiller

Bir şeyin kesinlikle olacağına veya doğru olduğuna dair güvence vermek, söz vermek veya bir durumu garanti altına almak anlamına gelir. Bir kişiyi endişelerinden kurtarmak için güven vermek için de ku…

bind

bağlamak

Fiiller

Bir şeyi başka bir şeye fiziksel olarak sabitlemek, tutturmak veya bir arada tutmak için kullanılan fiil. Ayrıca, bir sözleşme veya yasal yükümlülük altına sokmak, mecazen bir duruma veya duyguya haps…