stretch

//strɛtʃ//

Fiiller
B1

Çeviri

germek, esnetmek

Tanım

Stretch, bir şeyi, özellikle bir kası, eklemi veya esnek bir malzemeyi, gerginlik oluşturacak şekilde uzatmak veya çekmek anlamına gelir. Bu fiziksel eylem, genellikle esnekliği artırmak, rahatlamak veya bir nesneyi daha geniş bir alana yaymak için yapılır. Günlük kullanımda en çok spor öncesi ısınma hareketleri veya bir lastik, kumaş gibi nesneleri uzatmak için kullanılır. Germek fiili, kaslar için kullanıldığında, onları hazırlamak ve sakatlanmayı önlemek amacı taşır.

Örnek

  • You should stretch your muscles before running.

    Koşmadan önce kaslarınızı germelisiniz.

  • She stretched the elastic band until it was tight.

    Lastik bandı sıkı olana kadar esnetti.

  • The cat stretched its body after a long nap.

    Kedi uzun bir şekerlemeden sonra vücudunu gerdi.

  • He stretched his arms above his head to relieve the tension.

    Gerginliği azaltmak için kollarını başının üzerine gerdi.

  • Can you stretch this sweater? It shrank in the wash.

    Bu kazağı esnetebilir misin? Yıkamada küçüldü.

  • The yoga instructor told us to stretch our legs slowly.

    Yoga eğitmeni bize bacaklarımızı yavaşça germemizi söyledi.

  • I need to stretch my back; it feels very stiff.

    Sırtımı germem gerekiyor; çok katı hissediyor.

  • They stretched the canvas over the wooden frame.

    Tuvali ahşap çerçevenin üzerine gerdiler.

  • After sitting at the desk all day, it's good to stand up and stretch.

    Bütün gün masada oturduktan sonra, kalkıp gerinmek iyidir.

  • The athlete stretched his hamstring carefully to avoid injury.

    Sporcu, sakatlanmamak için hamstring kasını dikkatlice esnetti.

Eş anlamlılar

uzatmak
çekmek

Diğer anlamlar

  • B1
    germek, esnetmek (fiziksel)(bu sayfa)
  • B2
    uzanmak, yayılmak (alan/zaman)Bu anlama git
  • C1
    zorlamak, sınırlarını zorlamakBu anlama git

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.