recall

//rɪˈkɔːl//

Fiiller
B2

Çeviri

geri çağırmak

Tanım

Recall, bir üreticinin güvenlik, kalite veya uygunluk sorunları nedeniyle piyasadaki bir ürünü resmi olarak geri çekmesi ve tüketicilerden iade etmesini istemesi anlamına gelir. Bu, genellikle otomotiv, gıda, ilaç veya tüketim malları sektörlerinde, bir kusur tespit edildiğinde yapılan bir düzenleyici veya gönüllü eylemdir. Üreticiler, tüketicileri bilgilendirmek ve ürünü onarmak, değiştirmek veya para iadesi yapmak için bir geri çağırma süreci başlatır. Bu fiil, ürün güvenliğini sağlamak ve yasal yükümlülükleri yerine getirmek için kritik bir işlemdir.

Örnek

  • The car manufacturer had to recall over 100,000 vehicles due to a faulty airbag system.

    Otomobil üreticisi, arızalı hava yastığı sistemi nedeniyle 100.000'den fazla aracı geri çağırmak zorunda kaldı.

  • The company issued a voluntary recall for the contaminated baby food products.

    Şirket, kontamine olmuş bebek maması ürünleri için gönüllü bir geri çağırma başlattı.

  • Health authorities forced the pharmaceutical company to recall the batch of medicine after discovering impurities.

    Sağlık yetkilileri, safsızlıklar keşfettikten sonra ilaç şirketini ilaç partisini geri çağırmaya zorladı.

  • Consumers are advised to check the website to see if their appliance is part of the safety recall.

    Tüketicilerin, cihazlarının güvenlik geri çağırma kapsamında olup olmadığını görmek için web sitesini kontrol etmeleri tavsiye edilir.

  • The toy was recalled because small parts posed a choking hazard for young children.

    Oyuncak, küçük parçaların küçük çocuklar için boğulma riski oluşturması nedeniyle geri çağrıldı.

  • A major recall of laptops was announced following reports of overheating batteries.

    Aşırı ısınan pillerle ilgili raporların ardından dizüstü bilgisayarlar için büyük bir geri çağırma duyuruldu.

  • If your vehicle is recalled, you will receive a letter explaining the defect and the repair procedure.

    Aracınız geri çağrılırsa, kusuru ve onarım prosedürünü açıklayan bir mektup alacaksınız.

  • The food recall affected products sold nationwide over the past three months.

    Gıda geri çağırma işlemi, son üç ayda ülke genelinde satılan ürünleri etkiledi.

  • The regulator has the power to order a mandatory recall if a product is deemed unsafe.

    Düzenleyici kurum, bir ürün güvensiz olarak değerlendirilirse zorunlu bir geri çağırma emri verme yetkisine sahiptir.

  • The cost of the massive recall significantly impacted the company's quarterly profits.

    Büyük çaplı geri çağırmanın maliyeti, şirketin üç aylık kârlarını önemli ölçüde etkiledi.

Eş anlamlılar

toplatmak
piyasadan çekmek

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Bir yerden veya durumdan uzaklaşmak, geri çekilmek; özellikle bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durumdan kaçınmak için. Ayrıca, inzivaya çekilmek, sessiz ve huzurlu bir yere gitmek anlamında…

govern

yönetmek

Fiiller

Bir ülkeyi, kurumu, organizasyonu veya süreci idare etmek, yönlendirmek ve kontrol etmek. Kurallar koymak, kararlar almak ve bir sistemin işleyişinden sorumlu olmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin d…

insure

sigortalamak

Fiiller

Bir şeyin (mal, mülk, hayat, sağlık vb.) olası bir risk, zarar veya kayba karşı güvence altına alınması için bir sigorta şirketiyle anlaşma yapmak, poliçe düzenlemek. Ayrıca, bir şeyi garanti altına a…

accuse

suçlamak

Fiiller

Bir kişiyi bir suç veya yanlış bir eylem işlemekle itham etmek, onu bir kabahatle suçlu olarak göstermek. Resmi bir suçlama veya günlük konuşmada birini bir şeyden sorumlu tutmak anlamında kullanılır.

adapt

uyum sağlamak, adapte olmak

Fiiller

Bir şeyi yeni koşullara, durumlara veya ortamlara göre değiştirmek, ayarlamak veya kendini bu yeni şartlara alıştırmak. Bu süreç fiziksel, davranışsal veya zihinsel bir değişimi içerebilir.

alter

değiştirmek

Fiiller

Bir şeyin durumunu, biçimini, içeriğini veya görünümünü farklı bir hale getirmek, başka türlü yapmak. Genellikle küçük veya orta ölçekli değişiklikler için kullanılır, tamamen yeniden yapmaktan ziyade…

appoint

atamak

Fiiller

Bir kişiyi resmi olarak bir göreve, pozisyona veya işe getirmek; bir görev için seçmek ve tayin etmek. Ayrıca, bir toplantı veya randevu için zaman ve yer belirlemek anlamında da kullanılabilir.

assume

varsaymak, farz etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu kanıt olmadan kabul etmek veya bir durumun gerçekleşeceğini düşünerek hareket etmek. Ayrıca, bir rolü veya sorumluluğu üstlenmek anlamında da kullanılır.

assure

temin etmek, garanti etmek

Fiiller

Bir şeyin kesinlikle olacağına veya doğru olduğuna dair güvence vermek, söz vermek veya bir durumu garanti altına almak anlamına gelir. Bir kişiyi endişelerinden kurtarmak için güven vermek için de ku…

bind

bağlamak

Fiiller

Bir şeyi başka bir şeye fiziksel olarak sabitlemek, tutturmak veya bir arada tutmak için kullanılan fiil. Ayrıca, bir sözleşme veya yasal yükümlülük altına sokmak, mecazen bir duruma veya duyguya haps…