affect

//əˈfekt//

Fiiller
B2

Çeviri

duygulandırmak

Tanım

Affect kelimesi, birini derinden etkileyerek duygusal bir tepki uyandırmak anlamında kullanılır. Bu kullanımda, genellikle hüzün, sevinç, şefkat gibi güçlü hislerin oluşmasına yol açar. Özellikle edebi metinlerde, film eleştirilerinde veya kişisel deneyimlerde, bir olayın veya sanat eserinin izleyicide veya okuyucuda yarattığı duygusal etkiyi ifade eder. Günlük konuşmada da bir haberin veya manzaranın insanı duygulandırması anlamında yaygındır.

Örnek

  • The movie's ending deeply affected everyone in the theater.

    Filmin sonu tiyatrodaki herkesi derinden duygulandırdı.

  • Her speech about poverty affected the audience to tears.

    Yoksulluk hakkındaki konuşması izleyicileri gözyaşlarına boğdu.

  • The old photograph affected him more than he expected.

    Eski fotoğraf onu beklediğinden daha fazla duygulandırdı.

  • Stories of survival often affect people in a profound way.

    Hayatta kalma hikayeleri genellikle insanları derinden duygulandırır.

  • The charity's work affected me so much that I decided to volunteer.

    Hayır kurumunun çalışmaları beni o kadar duygulandırdı ki gönüllü olmaya karar verdim.

  • His heartfelt apology affected her deeply.

    Onun içten özrü onu derinden duygulandırdı.

  • The beauty of the sunset affected the travelers in silence.

    Gün batımının güzelliği yolcuları sessizlik içinde duygulandırdı.

  • Reading the letter from his late mother affected him for days.

    Rahmetli annesinden gelen mektubu okumak onu günlerce duygulandırdı.

  • The documentary about endangered species affected viewers worldwide.

    Nesli tükenmekte olan türler hakkındaki belgesel dünya çapında izleyicileri duygulandırdı.

  • Her kindness affected everyone she met.

    Onun nezaketi tanıştığı herkesi duygulandırdı.

Eş anlamlılar

etkilemek
dokunmak
duygusal etki yaratmak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Bir yerden veya durumdan uzaklaşmak, geri çekilmek; özellikle bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durumdan kaçınmak için. Ayrıca, inzivaya çekilmek, sessiz ve huzurlu bir yere gitmek anlamında…

govern

yönetmek

Fiiller

Bir ülkeyi, kurumu, organizasyonu veya süreci idare etmek, yönlendirmek ve kontrol etmek. Kurallar koymak, kararlar almak ve bir sistemin işleyişinden sorumlu olmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin d…

insure

sigortalamak

Fiiller

Bir şeyin (mal, mülk, hayat, sağlık vb.) olası bir risk, zarar veya kayba karşı güvence altına alınması için bir sigorta şirketiyle anlaşma yapmak, poliçe düzenlemek. Ayrıca, bir şeyi garanti altına a…

take

anlamak, yorumlamak

Fiiller

Take kelimesi, bir şeyi belirli bir şekilde anlamak veya yorumlamak anlamında kullanılır. Genellikle bir durumu, sözü veya olayı kişisel bir bakış açısıyla değerlendirmeyi ifade eder. Bu kullanımda, k…

tape

bantla yapıştırmak

Fiiller

Tape fiili, bir yüzeyi veya nesneyi bant kullanarak başka bir yüzeye veya nesneye sabitlemek anlamına gelir. Genellikle kağıt, plastik veya kumaş bantlar kullanılarak yapılan bu işlem, geçici veya kal…

track

parça (müzik)

İsimler

Track, bir albümdeki bireysel şarkı veya enstrümantal kaydı ifade eden İngilizce bir isimdir. Müzik bağlamında, bir albümün veya EP'nin ayrı bir bölümünü oluşturan her bir kayda track denir. Bu terim,…

treat

ısmarlamak, ikram etmek

Fiiller

Treat fiili, birine bir şeyi (genellikle yiyecek, içecek veya bir etkinlik) ücretsiz olarak sağlamak, yani ısmarlamak veya ikram etmek anlamına gelir. Bu kullanımda, kişi başkası için bir masrafı üstl…

access

erişmek, ulaşmak

Fiiller

Access fiili, bir bilgiye, sisteme, kaynağa veya yere ulaşma, girme veya onu kullanma eylemini ifade eder. Genellikle dijital platformlara (web siteleri, veritabanları, hesaplar) veya fiziksel alanlar…

accuse

suçlamak

Fiiller

Accuse, bir kişiyi bir suç, hata veya yanlış davranışla itham etmek anlamına gelir. Genellikle bir eylemin veya durumun sorumlusu olarak göstermek için kullanılır. Bu fiil, resmi veya günlük konuşmala…

advance

avans, önceden yapılan

İsimler

Advance, bir iş veya ödeme için önceden yapılan düzenleme veya verilen peşin para anlamına gelir. Genellikle bir hizmet veya ürün karşılığında, henüz teslim alınmadan önce yapılan ödemeyi ifade eder.…