affect

//əˈfekt//

Fiiller
B1

Çeviri

etkilemek

Tanım

Affect, bir şey veya birinin üzerinde değişiklik yaratmak, duygu veya durum üzerinde etki bırakmak anlamına gelen bir fiildir. Genellikle duygusal tepkiler, fiziksel durumlar veya sonuçlar üzerinde bir etkiyi ifade eder. Bu kullanımda, bir olay, eylem veya durumun başka bir şeyi nasıl değiştirdiğini veya etkilediğini belirtir. Örneğin, hava durumu ruh halini etkileyebilir veya bir karar gelecekteki olayları etkileyebilir. Affect, günlük konuşmalarda ve yazılı metinlerde yaygın olarak kullanılır; genellikle bir neden-sonuç ilişkisini vurgular.

Örnek

  • The bad news affected her mood for the rest of the day.

    Kötü haber, günün geri kalanında ruh halini etkiledi.

  • How does the new policy affect our daily work?

    Yeni politika günlük işimizi nasıl etkiliyor?

  • Lack of sleep can negatively affect your concentration.

    Uyku eksikliği konsantrasyonunuzu olumsuz etkileyebilir.

  • The earthquake affected thousands of people in the region.

    Deprem bölgedeki binlerce insanı etkiledi.

  • Her speech deeply affected everyone in the audience.

    Konuşması dinleyicilerdeki herkesi derinden etkiledi.

  • Climate change is already affecting agricultural production.

    İklim değişikliği şimdiden tarımsal üretimi etkiliyor.

  • The medication may affect your ability to drive.

    İlaç, araç kullanma yeteneğinizi etkileyebilir.

  • His childhood experiences affected his view of the world.

    Çocukluk deneyimleri dünya görüşünü etkiledi.

  • The price increase will affect all customers.

    Fiyat artışı tüm müşterileri etkileyecek.

  • Don't let small problems affect your overall happiness.

    Küçük sorunların genel mutluluğunuzu etkilemesine izin vermeyin.

Eş anlamlılar

etki yapmak
tesir etmek
etkisi olmak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.