practical
//ˈpræktɪk(ə)l//
Çeviri
pratik
Tanım
Pratik, teorik bilgi veya fikirlerin aksine, gerçek hayatta uygulanabilir, işe yarar ve sonuç odaklı olanı ifade eder. Bu anlamıyla, bir şeyin yapılabilirliğini, kullanışlılığını ve somut faydasını vurgular. Günlük dilde, bir çözümün işe yaradığını, bir becerinin uygulamalı olduğunu veya bir eşyanın kullanım kolaylığına sahip olduğunu belirtmek için kullanılır. Örneğin, 'pratik bir araba' denildiğinde, az yakıt tüketen ve bakımı kolay bir araç kastedilir.
Örnek
“She gave me some very practical advice on how to save money.”
Bana para biriktirme konusunda çok pratik tavsiyeler verdi.
“This multi-tool is extremely practical for camping trips.”
Bu çok amaçlı alet, kamp gezileri için son derece pratiktir.
“We need a practical solution, not just more theories.”
Sadece daha fazla teori değil, pratik bir çözüme ihtiyacımız var.
“Wearing flat shoes is more practical for walking long distances.”
Uzun mesafe yürümek için düz ayakkabı giymek daha pratiktir.
“The course focuses on practical skills like writing a CV.”
Kurs, CV yazmak gibi pratik becerilere odaklanıyor.
“His suggestion was simple and practical, so we decided to try it.”
Önerisi basit ve pratiktı, bu yüzden denemeye karar verdik.
“A kitchen should be both beautiful and practical.”
Bir mutfak hem güzel hem de pratik olmalıdır.
“For a student, a laptop is a very practical investment.”
Bir öğrenci için dizüstü bilgisayar çok pratik bir yatırımdır.
“The new design is not only stylish but also highly practical.”
Yeni tasarım sadece şık değil, aynı zamanda oldukça pratiktir.
“Learning a language requires both theoretical knowledge and practical use.”
Bir dil öğrenmek hem teorik bilgi hem de pratik kullanım gerektirir.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- B1pratik, uygulamalı (teorik olmayan)(bu sayfa)
- B2pratik, işe yarar, kullanışlıBu anlama git