awkward
//ˈɔːkwərd//
Çeviri
garip, tuhaf, beceriksiz
Tanım
Awkward, bir durumun, hareketin veya kişinin rahatsız edici, uygunsuz, sakar veya sosyal açıdan zorlayıcı olduğunu ifade eden bir sıfattır. Genellikle bir kişinin fiziksel beceriksizliğini (örneğin bir şeyi düşürmek) veya bir sosyal ortamda gerginlik yaratan bir sessizlik ya da yanlış anlaşılmayı tanımlamak için kullanılır. Bu kelime, bir nesnenin kullanımının zor olması (örneğin garip bir tutamak) veya bir zamanlamanın uygunsuzluğu (örneğin rahatsız edici bir saat) gibi durumlar için de geçerlidir. Günlük konuşmalarda sıkça yer alan bu sıfat, genellikle olumsuz bir çağrışım taşır.
Örnek
“The silence after his joke was really awkward.”
Şakasından sonraki sessizlik gerçekten garipti.
“She felt awkward carrying the large box through the narrow door.”
Dar kapıdan büyük kutuyu taşırken kendini beceriksiz hissetti.
“It's awkward to ask someone about their salary.”
Birine maaşı hakkında sormak tuhaftır.
“He made an awkward attempt to dance at the party.”
Partide dans etmek için beceriksiz bir girişimde bulundu.
“The meeting time is awkward for me because I have another appointment.”
Toplantı saati benim için uygunsuz çünkü başka bir randevum var.
“Her awkward comment offended everyone at the table.”
Onun garip yorumu masadaki herkesi gücendirdi.
“The teenager went through an awkward phase with braces and glasses.”
Genç, diş teli ve gözlükle garip bir dönem geçirdi.
“I always feel awkward when I have to make small talk with strangers.”
Yabancılarla sohbet etmek zorunda kaldığımda her zaman kendimi tuhaf hissederim.
“The package was an awkward shape, so it was hard to wrap.”
Paket garip bir şekildeydi, bu yüzden sarması zordu.
“They tried to avoid an awkward conversation about the broken vase.”
Kırık vazo hakkında garip bir konuşmadan kaçınmaya çalıştılar.
Eş anlamlılar