welcome

//ˈwelkəm//

Fiiller
A2

Çeviri

hoş karşılamak

Tanım

'Welcome' fiili, birini veya bir şeyi memnuniyetle, sıcaklıkla ve olumlu bir tutumla karşılamak anlamına gelir. Bu eylem, bir kişinin gelişinden duyulan mutluluğu ifade eder ve genellikle konukseverlik ve açıklık göstergesidir. Günlük konuşmada ve resmi bağlamlarda yaygın olarak kullanılır. Örneğin, bir eve gelen misafiri karşılarken veya yeni bir fikre açık olunduğunu belirtirken kullanılabilir.

Örnek

  • We welcome you to our home.

    Sizi evimize hoş karşılıyoruz.

  • The team welcomed the new manager warmly.

    Ekip yeni müdürü sıcak bir şekilde hoş karşıladı.

  • I always welcome your suggestions.

    Önerilerinizi her zaman memnuniyetle karşılarım.

  • The city welcomes thousands of tourists every summer.

    Şehir her yaz binlerce turisti hoş karşılar.

  • She welcomed the opportunity to learn a new skill.

    Yeni bir beceri öğrenme fırsatını memnuniyetle karşıladı.

  • They welcomed us with open arms.

    Bizi kucak açarak hoş karşıladılar.

  • The school welcomes feedback from parents.

    Okul, velilerden gelen geri bildirimleri memnuniyetle karşılar.

  • Let's welcome our special guest, Mr. Brown.

    Özel konuğumuz Bay Brown'ı hoş karşılayalım.

  • He welcomed the change after so many years.

    O kadar yıldan sonra değişimi memnuniyetle karşıladı.

  • The community welcomes people from all backgrounds.

    Topluluk, her geçmişten insanı hoş karşılar.

Eş anlamlılar

karşılamak
selamlamak
kabul etmek

Diğer anlamlar

  • A1
    karşılama, hoş geldin demekBu anlama git
  • A2
    hoş karşılamak, memnuniyetle karşılamak(bu sayfa)

İlgili kelimeler

accept

kabul etmek

Fiiller

Bir şeyi veya bir durumu onaylamak, razı olmak, almak veya sorumluluğunu üstlenmek anlamına gelen fiil. Bir teklifi, özrü, hediyeyi veya gerçeği benimsemek için kullanılır.

act

hareket etmek, davranmak, rol yapmak

Fiiller

'Act' kelimesi, bir şey yapmak, davranış sergilemek veya bir rolü oynamak anlamına gelen bir fiildir. Ayrıca, bir yasa veya tiyatro oyunundaki bölüm gibi anlamlarda isim olarak da kullanılabilir. Gene…

afford

gücü yetmek, parası yetmek, karşılayabilmek

Fiiller

Bir şeyi satın almak, yapmak veya sağlamak için yeterli paraya, zamana veya kaynağa sahip olmak. Ayrıca, bir şeyi yapma riskini veya sonucunu üstlenebilmek anlamında da kullanılır.

agree

katılmak, aynı fikirde olmak

Fiiller

Bir görüş, öneri veya durum hakkında aynı düşünceyi paylaşmak, onaylamak veya uzlaşmaya varmak anlamına gelen fiil. Resmi bir anlaşmaya varmak veya bir şeyi kabul etmek için de kullanılır.

allow

izin vermek

Fiiller

Bir şeyin yapılmasına veya olmasına müsaade etmek, engel olmamak, mümkün kılmak.

appear

görünmek

Fiiller

Gözle görülür hale gelmek, ortaya çıkmak veya var olmak. Ayrıca, bir durumun veya izlenimin oluşması, belli bir şekilde algılanmak anlamında da kullanılır.

beat

dövmek, yenmek, vurmak

Fiiller

'Beat' kelimesi birçok anlam taşır. Temel olarak fiziksel olarak vurmak, dövmek anlamına gelir. Ayrıca bir yarışma veya mücadelede üstün gelmek, yenmek anlamında kullanılır. Müzikte ise ritmi, vuruşu…

become

olmak

Fiiller

Bir durumdan başka bir duruma geçmek, dönüşmek, haline gelmek anlamına gelen bir fiildir. Genellikle bir değişimi, gelişimi veya bir şeyin sonucunu ifade etmek için kullanılır. Hem fiziksel hem de soy…

believe

inanmak

Fiiller

Bir şeyin doğru, gerçek veya var olduğunu düşünmek; güven duymak; bir fikri, iddiayı veya kişiyi doğru kabul etmek. Hem somut gerçeklere dayalı inanç hem de inanç, güven veya iman gibi soyut kavramlar…

blow

esmek, üflemek, vurmak

Fiiller

'Blow' kelimesi, rüzgarın hareketi anlamında 'esmek', ağızdan hava çıkarmak anlamında 'üflemek' veya fiziksel bir darbe anlamında 'vurmak' gibi farklı anlamlara gelebilen çok yönlü bir fiildir. Ayrıca…