scratch
//skrætʃ//
Çeviri
çizmek, kazımak
Tanım
Scratch, bir yüzeyi keskin veya sert bir uçla (tırnak, kalem ucu, çakı gibi) hafifçe çizerek veya kazıyarak iz bırakmak anlamına gelir. Bu fiil, genellikle kasıtsız veya hafif hasar veren, yüzeysel bir eylemi ifade eder. Örneğin, bir cama tırnakla çizik atmak, bir tahtaya kalemle çizgi çizmek veya bir arabayı anahtarla kazımak bu anlamda kullanılır. Günlük dilde, 'çizmek' daha çok ince bir çizgi bırakmak için, 'kazımak' ise biraz daha derin veya belirgin bir iz için kullanılabilir.
Örnek
“Be careful not to scratch the table with that metal button.”
Dikkat et, o metal düğmeyle masayı çizme.
“The cat tried to scratch the door to get inside.”
Kedi içeri girmek için kapıyı tırmalayıp çizmeye çalıştı.
“I used a coin to scratch my initials on the old wooden bench.”
Eski ahşap banka adımın baş harflerini kazımak için bir bozuk para kullandım.
“The key fell and scratched the polished floor.”
Anahtar düştü ve cilalı zemini çizdi.
“Children often scratch drawings on the walls with crayons.”
Çocuklar genellikle duvarlara pastel boyalarla çizimler çizerler.
“He scratched a line in the dirt with a stick to mark the boundary.”
Sınırı işaretlemek için toprağa bir çubukla bir çizgi çizdi.
“The branches scratched the side of the car as we drove through the narrow road.”
Dar yoldan geçerken dallar arabanın yan tarafını çizdi.
“Please don't scratch the CD surface; it might not work afterwards.”
Lütfen CD'nin yüzeyini kazıma; sonra çalışmayabilir.
“She accidentally scratched her name on the glass window with her ring.”
Yüzüğüyle yanlışlıkla cam pencereye adını çizdi.
“We found ancient symbols scratched onto the stone wall.”
Taş duvara kazınmış antik semboller bulduk.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A2çizmek, kazımak (fiil)(bu sayfa)
- B1çizik, sıyrık (isim)Bu anlama git