long
//lɒŋ//
Çeviri
can atmak, özlemek
Tanım
Long fiili, bir şeye veya birine karşı güçlü bir istek duymak, onu çok istemek veya özlemek anlamına gelir. Genellikle geçmişte kalan bir şeye, uzak bir yere veya ulaşılması zor bir hedefe duyulan derin arzuyu ifade eder. Bu kullanımda long, ardından for edatıyla gelir ve özlem duyulan nesneyi veya durumu belirtir. Duygusal bir yoğunluk taşıdığı için, günlük konuşmalarda daha çok edebi veya içsel hisleri anlatan bağlamlarda tercih edilir.
Örnek
“She longs for the days when they were together.”
Birlikte oldukları günlere özlem duyuyor.
“He longs to see his hometown again.”
Memleketini tekrar görmek için can atıyor.
“After years abroad, I long for my mother's cooking.”
Yıllarca yurtdışında kaldıktan sonra annemin yemeklerini özlüyorum.
“They long for peace in their troubled country.”
Sorunlu ülkelerinde barış için can atıyorlar.
“The child longs for a pet dog.”
Çocuk bir köpek sahibi olmayı çok istiyor.
“I long to travel to distant lands.”
Uzak diyarlara seyahat etmek için can atıyorum.
“She longs for a simple life away from the city.”
Şehirden uzak, sade bir yaşam özlüyor.
“He longs for the warmth of the sun in winter.”
Kışın güneşin sıcaklığını özlüyor.
“They long for the end of the war.”
Savaşın bitmesi için can atıyorlar.
“I long to hear her voice again.”
Sesini tekrar duymayı çok istiyorum.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1uzun (mesafe)Bu anlama git
- A1uzun (süre)Bu anlama git
- A2can atmak, özlemek (fiil)(bu sayfa)