long
//lɒŋ//
Çeviri
uzun
Tanım
Long, İngilizcede iki nokta arasındaki mesafenin fazla olduğunu belirten bir sıfattır. Bir nesnenin, yolun veya alanın uçtan uca ölçüldüğünde normalden veya beklenenden daha fazla bir uzunluğa sahip olduğunu ifade eder. Günlük dilde sıkça kullanılan bu kelime, fiziksel mesafeleri tanımlamak için temel bir terimdir.
Örnek
“The bridge is very long.”
Köprü çok uzun.
“She has long hair.”
Onun uzun saçları var.
“We walked along a long path in the forest.”
Ormanda uzun bir yolda yürüdük.
“The table is two meters long.”
Masa iki metre uzunluğunda.
“He wore a long coat in winter.”
Kışın uzun bir palto giydi.
“The river is the longest in the country.”
Nehir ülkedeki en uzun olanıdır.
“They built a long fence around the garden.”
Bahçenin etrafına uzun bir çit yaptılar.
“The snake was surprisingly long.”
Yılan şaşırtıcı derecede uzundu.
“I need a long rope to tie the boxes.”
Kutuları bağlamak için uzun bir ipe ihtiyacım var.
“The hallway is long and narrow.”
Koridor uzun ve dardır.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1uzun (mesafe)(bu sayfa)
- A1uzun (süre)Bu anlama git
- A2can atmak, özlemek (fiil)Bu anlama git