Çeviri
güneş
Tanım
Sun, Dünya'ya en yakın yıldız olup, gezegenimiz için ısı ve ışık kaynağıdır. Günlük hayatta gökyüzünde parlayan, gündüzleri görülen bu gök cismini ifade eder. Aynı zamanda güneş ışığı, güneşlenme gibi kavramlarla da ilişkilidir. Bu kelimenin başka anlamları da vardır (örneğin, güneşlenmek fiili olarak kullanılabilir), ancak burada en yaygın anlamı olan gök cismi ele alınmıştır.
Örnek
“The sun rises in the east every morning.”
Güneş her sabah doğudan doğar.
“We spent the whole day lying in the sun.”
Bütün günü güneşin altında uzanarak geçirdik.
“The sun is shining brightly today.”
Bugün güneş parlıyor.
“Plants need sunlight from the sun to grow.”
Bitkilerin büyümek için güneşten gelen gün ışığına ihtiyacı vardır.
“She wore a hat to protect herself from the sun.”
Kendini güneşten korumak için şapka taktı.
“The sun sets later in the summer.”
Yaz aylarında güneş daha geç batar.
“Without the sun, life on Earth would not exist.”
Güneş olmadan, Dünya'da yaşam olmazdı.
“He loves watching the sun rise over the mountains.”
Dağların üzerinde güneşin doğuşunu izlemeyi çok sever.
“The sun is a star, not a planet.”
Güneş bir yıldızdır, gezegen değil.
“We should apply sunscreen before going out in the sun.”
Güneşe çıkmadan önce güneş kremi sürmeliyiz.
Eş anlamlılar