Çeviri
deniz
Tanım
Deniz, yeryüzündeki büyük tuzlu su kütlelerinden her biridir. Karalarla çevrili olabileceği gibi okyanuslara bağlı geniş su alanlarını da ifade eder. Denizler, dünya yüzeyinin büyük bir kısmını kaplar ve iklim, ulaşım, besin kaynakları gibi birçok alanda hayati rol oynar. Günlük dilde 'deniz' kelimesi aynı zamanda mecazi olarak büyük miktarda veya geniş alan anlamında da kullanılabilir (örneğin 'bir insan denizi'), ancak burada temel coğrafi anlamı esas alınmıştır.
Örnek
“The sea was calm and clear this morning.”
Deniz bu sabah sakin ve berraktı.
“They spent their holiday swimming in the warm sea.”
Tatillerini sıcak denizde yüzerek geçirdiler.
“Many ships sail across the sea every day.”
Her gün birçok gemi denizde seyreder.
“The Mediterranean Sea is famous for its beautiful coastlines.”
Akdeniz, güzel kıyı şeritleriyle ünlüdür.
“Pollution in the sea threatens marine life.”
Deniz kirliliği deniz canlılarını tehdit ediyor.
“He looked out at the endless sea from the cliff.”
Uçurumdan sonsuz denize baktı.
“The sea level has risen due to global warming.”
Küresel ısınma nedeniyle deniz seviyesi yükseldi.
“Fishermen go out to sea early in the morning.”
Balıkçılar sabah erken saatlerde denize açılır.
“A storm at sea can be very dangerous.”
Denizdeki bir fırtına çok tehlikeli olabilir.
“The children played on the beach by the sea.”
Çocuklar deniz kenarındaki sahilde oynadı.
Eş anlamlılar