Çeviri
tavuk
Tanım
Chicken, genellikle çiftliklerde yetiştirilen, eti ve yumurtası için beslenen evcil bir kuş türüdür. Bu kelime en yaygın olarak yetişkin dişi veya her iki cinsiyetten kuşları ifade eder; genç olanlara 'piliç' veya 'civciv' denir. Tavuk, dünya genelinde en çok tüketilen protein kaynaklarından biridir ve hem eti (beyaz et) hem de yumurtasıyla mutfaklarda sıkça yer alır. Günlük dilde 'chicken' aynı zamanda bir yemeğin adı olarak da kullanılır, örneğin 'tavuk çorbası' veya 'kızarmış tavuk'. Bu kelimenin başka anlamları da vardır; örneğin argo olarak 'korkak' anlamına gelebilir, ancak burada temel anlamı olan 'tavuk' üzerinde durulmaktadır.
Örnek
“The chicken crossed the road to get to the other side.”
Tavuk karşıya geçmek için yolu geçti.
“We had roasted chicken for dinner last night.”
Dün akşam yemeğinde fırında tavuk yedik.
“The farmer feeds the chickens every morning at sunrise.”
Çiftçi her sabah gün doğumunda tavukları besler.
“She bought a whole chicken from the market to make soup.”
Çorba yapmak için marketten bütün bir tavuk aldı.
“The chicken laid an egg in the nesting box.”
Tavuk, yuva kutusuna bir yumurta bıraktı.
“My grandmother keeps a small flock of chickens in her backyard.”
Büyükannem arka bahçesinde küçük bir tavuk sürüsü besliyor.
“Chicken is a lean meat that is low in fat.”
Tavuk, az yağlı, yağsız bir ettir.
“The children love to watch the chickens pecking at the ground.”
Çocuklar tavukların yeri gagalamasını izlemeye bayılır.
“We need to lock the chicken coop at night to protect them from foxes.”
Onları tilkilerden korumak için geceleri tavuk kümesini kilitlemeliyiz.
“This recipe calls for two chicken breasts and some spices.”
Bu tarif iki tavuk göğsü ve biraz baharat gerektiriyor.
Eş anlamlılar