Çeviri
park
Tanım
Park, genellikle şehir içinde veya kırsal alanlarda insanların dinlenmesi, yürüyüş yapması veya oyun oynaması için ayrılmış, ağaçlar, çimenlikler, yürüyüş yolları ve oturma bankları gibi donatılarla düzenlenmiş açık yeşil alandır. Bu kelime aynı zamanda bir aracı geçici olarak bırakmak anlamındaki fiil olarak da kullanılır (örneğin 'araba park etmek'), ancak burada isim hali ele alınmıştır. Parklar, kent yaşamında doğayla iç içe olma fırsatı sunar; çocuk oyun alanları, spor sahaları veya piknik masaları gibi çeşitli olanaklar barındırabilir. Günlük dilde sıkça kullanılan bu kelime, hem resmi (belediye parkı) hem de gündelik (mahalle parkı) bağlamlarda yer alır.
Örnek
“We had a picnic in the park yesterday.”
Dün parkta piknik yaptık.
“The children are playing in the park right now.”
Çocuklar şu anda parkta oynuyor.
“I take a walk in the park every morning.”
Her sabah parkta yürüyüş yaparım.
“There is a beautiful fountain in the center of the park.”
Parkın merkezinde güzel bir çeşme var.
“The park closes at sunset.”
Park gün batımında kapanır.
“My dog loves to run around in the park.”
Köpeğim parkta koşmayı çok sever.
“We met our friends at the park for a game of soccer.”
Arkadaşlarımızla parkta futbol oynamak için buluştuk.
“The park has a new playground for kids.”
Parkta çocuklar için yeni bir oyun alanı var.
“She likes to read books on a bench in the park.”
Parktaki bir bankta kitap okumayı sever.
“The city council is planning to expand the park next year.”
Belediye meclisi gelecek yıl parkı genişletmeyi planlıyor.
Eş anlamlılar