stick
//stɪk//
Çeviri
çubuk, sopa
Tanım
Stick, genellikle ince ve uzun bir ağaç parçası olup, yürümeye yardımcı olmak, bir şeyi itmek veya vurmak için kullanılır. Bu kelime, doğada bulunan veya işlenmiş basit bir çubuğu ifade eder ve günlük hayatta sıkça karşılaşılan bir nesnedir. Çocuklar oyun oynarken veya yürüyüş yaparken sıkça sopa kullanır.
Örnek
“He picked up a stick to draw in the sand.”
Kumda çizim yapmak için bir çubuk aldı.
“The dog fetched the stick and brought it back.”
Köpek sopayı getirip geri getirdi.
“She used a stick to poke the fire.”
Ateşi karıştırmak için bir çubuk kullandı.
“The old man walked with a stick.”
Yaşlı adam bir sopayla yürüdü.
“Children were playing with sticks in the park.”
Çocuklar parkta sopalarla oynuyorlardı.
“He broke the stick into two pieces.”
Sopayı iki parçaya ayırdı.
“A stick fell from the tree during the storm.”
Fırtına sırasında ağaçtan bir çubuk düştü.
“She pointed at the map with a stick.”
Haritayı bir çubukla işaret etti.
“The hiker used a stick to clear the path.”
Yürüyüşçü yolu temizlemek için bir sopa kullandı.
“He carved his name on a stick with a knife.”
Bıçakla bir çubuğa adını kazıdı.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1çubuk, sopa(bu sayfa)
- A2yapıştırmakBu anlama git
- B1saplanmak, takılı kalmakBu anlama git