Çeviri
balık
Tanım
Balık, suda yaşayan, solungaçlarıyla nefes alan, genellikle pullarla kaplı vücuda sahip omurgalı bir hayvandır. Bu kelime, hem canlı bir hayvanı hem de yiyecek olarak tüketilen etini ifade eder. Günlük konuşmada sıkça kullanılır; örneğin akvaryumda beslenen bir canlı veya yemek olarak sofrada yer alır. Ayrıca balık tutma eylemiyle ilgili ifadelerde de geçer. Bu kelimenin 'balık tutmak' gibi fiil formları da vardır, ancak burada isim olarak ele alınmıştır.
Örnek
“I caught a big fish in the lake yesterday.”
Dün gölde büyük bir balık yakaladım.
“She ordered grilled fish for dinner.”
Akşam yemeği için ızgara balık sipariş etti.
“The fish in this aquarium are very colorful.”
Bu akvaryumdaki balıklar çok renkli.
“We need to buy fresh fish from the market.”
Marketten taze balık almamız gerekiyor.
“My cat loves to watch the fish in the pond.”
Kedim havuzdaki balıkları izlemeyi çok seviyor.
“He cooked fish with lemon and herbs.”
Balığı limon ve otlarla pişirdi.
“There are many species of fish in the ocean.”
Okyanusta birçok balık türü vardır.
“The fisherman released the small fish back into the water.”
Balıkçı küçük balığı tekrar suya bıraktı.
“Fish is a good source of protein.”
Balık iyi bir protein kaynağıdır.
“We saw a school of fish swimming near the coral reef.”
Mercan resifinin yakınında yüzen bir balık sürüsü gördük.
Eş anlamlılar