Çeviri
yaşamak
Tanım
Live fiili, canlı olma durumunda olmak, hayatta olmak veya belirli bir yerde ikamet etmek anlamına gelir. Bir kişinin nefes alıp verdiği, büyüdüğü ve günlük aktivitelerini sürdürdüğü bir durumu ifade eder. Örneğin, bir şehirde yaşamak, bir evde yaşamak veya sağlıklı bir şekilde yaşamak gibi kullanımları vardır. Bu kelime, genellikle bir yerleşim yeri veya varoluş durumu ile ilişkilendirilir ve günlük hayatta sıkça kullanılır. Ayrıca, 'canlı yayın' gibi farklı anlamları da bulunmaktadır, ancak burada temel anlamı olan 'yaşamak' üzerinde durulmaktadır.
Örnek
“I live in a small town near the mountains.”
Dağların yakınındaki küçük bir kasabada yaşıyorum.
“She lives with her grandparents while studying at university.”
Üniversitede okurken büyükanne ve büyükbabasıyla yaşıyor.
“They live a very healthy lifestyle, eating organic food and exercising daily.”
Organik yiyecekler yiyerek ve her gün egzersiz yaparak çok sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürüyorlar.
“My cat lives for about 15 years, which is quite long for a pet.”
Kedim yaklaşık 15 yıl yaşıyor, bu bir evcil hayvan için oldukça uzun bir süre.
“We live in a modern apartment with a great view of the city.”
Şehrin harika bir manzarasına sahip modern bir dairede yaşıyoruz.
“He lives alone but enjoys the peace and quiet.”
Yalnız yaşıyor ama huzur ve sessizliğin tadını çıkarıyor.
“Many people live in rural areas to escape the noise of the city.”
Birçok insan şehrin gürültüsünden kaçmak için kırsal alanlarda yaşıyor.
“She lives each day to the fullest, always trying new things.”
Her günü dolu dolu yaşıyor, her zaman yeni şeyler deniyor.
“They live on a farm and take care of animals.”
Bir çiftlikte yaşıyorlar ve hayvanlarla ilgileniyorlar.
“After the accident, he learned to live with a disability.”
Kazadan sonra bir engelle yaşamayı öğrendi.
Eş anlamlılar