Çeviri
mutlu
Tanım
Happy, bir kişinin neşe, memnuniyet veya tatmin duygusu hissettiği olumlu bir duygusal durumu ifade eder. Genellikle bir olay, durum veya ilişki sonucu ortaya çıkan geçici veya kalıcı bir mutluluk halini tanımlar. Günlük konuşmalarda sıkça kullanılan bu sıfat, birinin yüz ifadesinden, davranışlarından veya genel ruh halinden anlaşılabilir. Örneğin, bir başarı elde ettiğinizde veya sevdiklerinizle vakit geçirdiğinizde kendinizi happy hissedebilirsiniz. Bu kelime, aynı zamanda bir şeyden duyulan hoşnutluğu belirtmek için de kullanılır; örneğin "I'm happy with the result" (Sonuçtan memnunum) cümlesinde olduğu gibi. Resmi olmayan ortamlarda yaygındır ancak her seviyede kullanıma uygundur.
Örnek
“She felt happy when she saw her old friends.”
Eski arkadaşlarını gördüğünde mutlu hissetti.
“The children were happy to play in the park all day.”
Çocuklar bütün gün parkta oynamaktan mutluydu.
“I am happy with my new job because it is challenging.”
Yeni işimden mutluyum çünkü zorlayıcı.
“He gave a happy smile when he received the gift.”
Hediyeyi aldığında mutlu bir gülümseme verdi.
“They were happy to hear the good news about the project.”
Projeyle ilgili iyi haberi duyunca mutlu oldular.
“A happy dog wagged its tail as its owner came home.”
Mutlu bir köpek, sahibi eve geldiğinde kuyruğunu salladı.
“We are happy that you could join us for dinner.”
Akşam yemeğinde bize katılabildiğin için mutluyuz.
“The happy couple celebrated their anniversary with a party.”
Mutlu çift, yıldönümlerini bir partiyle kutladı.
“She looks happy today; something good must have happened.”
Bugün mutlu görünüyor; iyi bir şey olmuş olmalı.
“I am happy to help you with your homework.”
Ödevinde sana yardım etmekten mutluluk duyarım.
Eş anlamlılar