don't worryİngilizce (A1) — Türkçe
Bu konuya ait kelimeleri öğrenin
'Don't worry', birine kaygılanmaması veya üzülmemesi gerektiğini söylemek için kullanılan bir ifadedir. Genellikle rahatlatıcı, güvence verici bir tonda söylenir. Bu ifade, bir sorunun çözüleceğine veya bir durumun kontrol altında olduğuna dair güven aşılamak amacıyla kullanılır. Günlük konuşmalarda sıkça yer alır ve samimi bir teselli veya destek ifadesidir. Örneğin, bir arkadaşınız sınavdan endişe duyuyorsa, ona 'Don't worry, you studied hard' diyerek güven verebilirsiniz. Bu ifade, aynı zamanda bir uyarı veya eleştiri karşısında da kullanılabilir, ancak asıl anlamı kaygıyı hafifletmektir.
Örnek
Don't worry about the exam; you have prepared well.
Sınav için endişelenme; iyi hazırlandın.
Don't worry, I will take care of everything.
Endişelenme, her şeyle ben ilgilenirim.
Don't worry if you make a mistake; it's part of learning.
Hata yaparsan endişelenme; bu öğrenmenin bir parçası.
Don't worry about the cost; it's on me.
Maliyet için endişelenme; ben öderim.
Don't worry, the doctor said it's just a minor cold.
Endişelenme, doktor bunun sadece hafif bir soğuk algınlığı olduğunu söyledi.
Don't worry about the time; we have plenty of it.
Zaman için endişelenme; bolca zamanımız var.
Don't worry, I'll be back before you know it.
Endişelenme, farkına varmadan dönerim.
Don't worry about what others think; just be yourself.
Başkalarının ne düşündüğü için endişelenme; sadece kendin ol.
Don't worry, the train will arrive on time.
Endişelenme, tren zamanında varacak.
Don't worry about the details; I'll handle them.
Ayrıntılar için endişelenme; onlarla ben ilgilenirim.