fan
//fæn//
Çeviri
hayran
Tanım
Fan, bir kişiye, gruba, sanatçıya, spor takımına veya belirli bir aktiviteye karşı yoğun ilgi ve beğeni duyan kişidir. Genellikle bu ilgiyi takip etme, destekleme veya hayranlık duyma şeklinde gösterir. Günlük dilde sıkça kullanılan bu kelime, bir ünlünün veya bir takımın tutkulu takipçisini tanımlar.
Örnek
“She is a huge fan of that singer.”
O şarkıcının büyük bir hayranıdır.
“He has been a fan of the football team since childhood.”
Çocukluğundan beri futbol takımının bir hayranıdır.
“Fans waited for hours to see their favorite actor.”
Hayranlar, en sevdikleri aktörü görmek için saatlerce bekledi.
“I am a big fan of your work.”
Çalışmalarınızın büyük bir hayranıyım.
“The band's fans cheered loudly during the concert.”
Grubun hayranları konser sırasında yüksek sesle tezahürat yaptı.
“My brother is a devoted fan of that comic book series.”
Kardeşim o çizgi roman serisinin sadık bir hayranıdır.
“As a fan, she collects all the merchandise from the movie.”
Bir hayran olarak, filmden tüm ürünleri toplar.
“The fans organized a meeting to discuss their favorite books.”
Hayranlar, en sevdikleri kitapları tartışmak için bir toplantı düzenledi.
“He is not just a casual fan; he knows every detail about the team.”
O sıradan bir hayran değil; takımla ilgili her detayı bilir.
“Many fans sent letters to the author expressing their admiration.”
Birçok hayran, yazara hayranlıklarını ifade eden mektuplar gönderdi.
Eş anlamlılar
Diğer anlamlar
- A1hayran (kişi)(bu sayfa)
- A2vantilatör, pervaneBu anlama git
- B1fanatik, meraklısıBu anlama git