early
//ˈɜːrli//
Çeviri
erken
Tanım
Early, bir şeyin beklenenden, alışılmıştan veya belirlenmiş bir zamandan önce gerçekleştiğini ifade eden bir sıfat ve zarftır. Zamanla ilgili bu kavram, genellikle bir olayın başlangıcına yakınlığı veya bir sürecin ilk aşamalarını tanımlar. Günlük hayatta sabah saatleri için sıkça kullanılırken, aynı zamanda bir projenin veya dönemin başlarında olmayı da belirtir. Örneğin, 'erken kalkmak' veya 'erken aşama' gibi ifadelerde karşımıza çıkar. Bu kelime, zamanlamayı vurgulamak için hem olumlu hem de olumsuz bağlamlarda kullanılabilir; erken olmak bazen avantaj, bazen de acelecilik anlamı taşıyabilir.
Örnek
“She always wakes up early to go for a run.”
Koşuya gitmek için her zaman erken kalkar.
“The early bird catches the worm, as they say.”
Erken kalkan yol alır, derler.
“We arrived early for the concert to get good seats.”
İyi koltuklar almak için konsere erken geldik.
“It's too early to tell if the project will succeed.”
Projenin başarılı olup olmayacağını söylemek için çok erken.
“He submitted his application early to avoid the deadline rush.”
Son tarih telaşından kaçınmak için başvurusunu erken teslim etti.
“Early detection of the disease can save lives.”
Hastalığın erken teşhisi hayat kurtarabilir.
“The store opens early on weekends.”
Mağaza hafta sonları erken açılır.
“She left the party early because she was tired.”
Yorgun olduğu için partiden erken ayrıldı.
“In the early stages of the project, we focused on research.”
Projenin erken aşamalarında araştırmaya odaklandık.
“The early morning fog made driving difficult.”
Sabahın erken saatlerindeki sis, sürüşü zorlaştırdı.
Eş anlamlılar