before
//bɪˈfɔːr//
Çeviri
önce, öncesinde
Tanım
Before, bir olayın, eylemin veya zaman diliminin daha erken bir noktasında olduğunu belirten bir bağlaç, edat veya zarftır. Genellikle bir şeyin başka bir şeyden daha önce gerçekleştiğini ifade etmek için kullanılır. Örneğin, 'I eat breakfast before work' cümlesinde, kahvaltının işe gitmeden önce yapıldığı anlaşılır. Bu kelime, zaman sıralamasını netleştirmek için sıkça tercih edilir ve hem günlük konuşmalarda hem de yazılı metinlerde yaygındır. Ayrıca, mekânsal anlamda 'önünde' gibi bir kullanımı da olsa da, burada en yaygın zaman anlamına odaklanılmıştır.
Örnek
“Please finish your homework before dinner.”
Lütfen ödevini akşam yemeğinden önce bitir.
“She had never seen snow before last winter.”
Geçen kıştan önce hiç kar görmemişti.
“We should leave before the traffic gets heavy.”
Trafik yoğunlaşmadan önce ayrılmalıyız.
“He always reads the news before going to bed.”
Yatmadan önce her zaman haberleri okur.
“I met him once before, but I don't remember his name.”
Onunla daha önce bir kez tanıştım ama adını hatırlamıyorum.
“The meeting starts at 10 AM, so arrive a few minutes before.”
Toplantı sabah 10'da başlıyor, bu yüzden birkaç dakika önce gelin.
“Think carefully before you make a decision.”
Bir karar vermeden önce dikkatlice düşün.
“She called me just before the movie started.”
Film başlamadan hemen önce beni aradı.
“I had never tried sushi before that day.”
O günden önce hiç suşi denememiştim.
“Please wash your hands before eating.”
Yemek yemeden önce lütfen ellerini yıka.
Eş anlamlılar