unite

//juːˈnaɪt//

Fiiller
B2

Çeviri

birleştirmek

Tanım

Unite fiili, ayrı olan şeyleri bir araya getirerek tek bir bütün, grup veya amaç oluşturma eylemini ifade eder. Bu eylem fiziksel bir birleşme, fikir birliği sağlama veya ortak bir hedef için iş birliği yapma şeklinde olabilir. Genellikle güçlerini, çabalarını veya kaynaklarını birleştiren insan grupları için kullanılır. Örneğin, bir topluluğun bir soruna karşı birleşmesi veya farklı parçaların birleştirilerek yeni bir ürün oluşturulması bu fiilin tipik kullanımlarıdır. Resmi ve günlük bağlamlarda yaygındır.

Örnek

  • The two companies decided to unite their resources to develop the new technology.

    İki şirket, yeni teknolojiyi geliştirmek için kaynaklarını birleştirmeye karar verdi.

  • Citizens must unite against injustice to create meaningful change.

    Vatandaşlar, anlamlı bir değişim yaratmak için adaletsizliğe karşı birleşmelidir.

  • The treaty was signed to unite the divided regions under a single government.

    Antlaşma, bölünmüş bölgeleri tek bir hükümet altında birleştirmek için imzalandı.

  • We can achieve our goals faster if we unite our efforts.

    Çabalarımızı birleştirirsek hedeflerimize daha hızlı ulaşabiliriz.

  • The main purpose of the conference is to unite experts from different fields.

    Konferansın ana amacı, farklı alanlardan uzmanları birleştirmektir.

  • The community united to rebuild the park after the storm.

    Topluluk, fırtınadan sonra parkı yeniden inşa etmek için birleşti.

  • Their shared love for music united people of all ages at the festival.

    Müziğe olan ortak sevgileri, festivalde her yaştan insanı birleştirdi.

  • The new leader's vision was to unite the opposing factions within the party.

    Yeni liderin vizyonu, parti içindeki karşıt grupları birleştirmekti.

  • To solve this global crisis, nations need to unite and act together.

    Bu küresel krizi çözmek için ulusların birleşmesi ve birlikte hareket etmesi gerekiyor.

  • The artist's work unites traditional techniques with modern themes.

    Sanatçının çalışması, geleneksel teknikleri modern temalarla birleştiriyor.

Eş anlamlılar

bir araya getirmek
birleşmek
bütünleştirmek

Diğer anlamlar

  • B1
    birleşmek, bir araya gelmekBu anlama git
  • B2
    birleştirmek(bu sayfa)

İlgili kelimeler

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Bir yerden veya durumdan uzaklaşmak, geri çekilmek; özellikle bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durumdan kaçınmak için. Ayrıca, inzivaya çekilmek, sessiz ve huzurlu bir yere gitmek anlamında…

govern

yönetmek

Fiiller

Bir ülkeyi, kurumu, organizasyonu veya süreci idare etmek, yönlendirmek ve kontrol etmek. Kurallar koymak, kararlar almak ve bir sistemin işleyişinden sorumlu olmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin d…

insure

sigortalamak

Fiiller

Bir şeyin (mal, mülk, hayat, sağlık vb.) olası bir risk, zarar veya kayba karşı güvence altına alınması için bir sigorta şirketiyle anlaşma yapmak, poliçe düzenlemek. Ayrıca, bir şeyi garanti altına a…

accuse

suçlamak

Fiiller

Bir kişiyi bir suç veya yanlış bir eylem işlemekle itham etmek, onu bir kabahatle suçlu olarak göstermek. Resmi bir suçlama veya günlük konuşmada birini bir şeyden sorumlu tutmak anlamında kullanılır.

adapt

uyum sağlamak, adapte olmak

Fiiller

Bir şeyi yeni koşullara, durumlara veya ortamlara göre değiştirmek, ayarlamak veya kendini bu yeni şartlara alıştırmak. Bu süreç fiziksel, davranışsal veya zihinsel bir değişimi içerebilir.

alter

değiştirmek

Fiiller

Bir şeyin durumunu, biçimini, içeriğini veya görünümünü farklı bir hale getirmek, başka türlü yapmak. Genellikle küçük veya orta ölçekli değişiklikler için kullanılır, tamamen yeniden yapmaktan ziyade…

appoint

atamak

Fiiller

Bir kişiyi resmi olarak bir göreve, pozisyona veya işe getirmek; bir görev için seçmek ve tayin etmek. Ayrıca, bir toplantı veya randevu için zaman ve yer belirlemek anlamında da kullanılabilir.

assume

varsaymak, farz etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu kanıt olmadan kabul etmek veya bir durumun gerçekleşeceğini düşünerek hareket etmek. Ayrıca, bir rolü veya sorumluluğu üstlenmek anlamında da kullanılır.

assure

temin etmek, garanti etmek

Fiiller

Bir şeyin kesinlikle olacağına veya doğru olduğuna dair güvence vermek, söz vermek veya bir durumu garanti altına almak anlamına gelir. Bir kişiyi endişelerinden kurtarmak için güven vermek için de ku…

bind

bağlamak

Fiiller

Bir şeyi başka bir şeye fiziksel olarak sabitlemek, tutturmak veya bir arada tutmak için kullanılan fiil. Ayrıca, bir sözleşme veya yasal yükümlülük altına sokmak, mecazen bir duruma veya duyguya haps…