unite

//juːˈnaɪt//

Fiiller
B1

Çeviri

birleşmek

Tanım

Unite fiili, ayrı olan insanların, grupların veya parçaların ortak bir amaç, hedef veya inanç etrafında tek bir bütün haline gelmesini ifade eder. Bu kullanımda, fiziksel olarak bir araya gelmek veya fikir birliği içinde hareket etmek anlamındadır. Genellikle dayanışma, iş birliği ve güç oluşturma bağlamlarında kullanılır. Örneğin, bir soruna karşı mücadele etmek veya bir kutlamayı gerçekleştirmek için insanların birleşmesinden söz edilir.

Örnek

  • The two companies decided to unite to compete with larger rivals.

    İki şirket, daha büyük rakiplerle rekabet edebilmek için birleşmeye karar verdi.

  • People from all over the country united to help the victims of the earthquake.

    Ülkenin dört bir yanından insanlar depremzedelere yardım etmek için birleşti.

  • We must unite against discrimination to create a fairer society.

    Daha adil bir toplum yaratmak için ayrımcılığa karşı birleşmeliyiz.

  • The scattered tribes united under a single leader for protection.

    Dağınık kabileler, korunmak için tek bir lider altında birleşti.

  • The community united to clean up the park after the storm.

    Topluluk, fırtınadan sonra parkı temizlemek için birleşti.

  • Different political groups can sometimes unite for a common cause.

    Farklı siyasi gruplar bazen ortak bir amaç için birleşebilir.

  • The players united their efforts to win the championship.

    Oyuncular şampiyonluğu kazanmak için çabalarını birleştirdi.

  • Let us unite in celebration of this great achievement.

    Bu büyük başarıyı kutlamak için birleşelim.

  • The two rivers unite just before flowing into the sea.

    İki nehir, denize dökülmeden hemen önce birleşir.

  • The students united to protest the new university policy.

    Öğrenciler yeni üniversite politikasını protesto etmek için birleşti.

Eş anlamlılar

bir araya gelmek
toplanmak
kaynaşmak

Diğer anlamlar

  • B1
    birleşmek, bir araya gelmek(bu sayfa)
  • B2
    birleştirmekBu anlama git

İlgili kelimeler

remain

kalmak

Fiiller

Bir yerde veya durumda süreklilik göstermek, ayrılmamak, devam etmek. Ayrıca, bir şeyin varlığını veya durumunu korumak, değişmemek anlamlarında da kullanılır.

resist

direnmek

Fiiller

Bir güce, baskıya, etkiye veya cazibeye karşı durmak, karşı koymak, dayanmak. Fiziksel bir kuvvete karşı durmak veya bir dürtüyü, isteği kontrol etmek anlamlarında kullanılır.

admit

kabul etmek, itiraf etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu veya bir gerçeği söylemek; bir suçu veya hatayı üstlenmek. Ayrıca, birinin bir yere (okul, hastane, kulüp vb.) girmesine veya katılmasına izin vermek anlamına da gelir.

advertise

ilan vermek

Fiiller

Bir ürün, hizmet veya etkinliği tanıtmak, duyurmak veya satışını artırmak amacıyla halka duyurmak. Genellikle reklam yoluyla, bir mesajı geniş kitlelere ulaştırmak için kullanılır.

amaze

hayret ettirmek, şaşırtmak

Fiiller

Birini çok şaşırtmak, hayrete düşürmek veya büyük bir etki bırakmak anlamına gelen fiil. Genellikle olumlu, etkileyici veya beklenmedik bir durum karşısında duyulan şaşkınlığı ifade eder.

arrange

düzenlemek, ayarlamak

Fiiller

Bir şeyi belirli bir sıraya, düzene veya plana göre yerleştirmek, organize etmek veya hazırlamak. Ayrıca, bir etkinliği planlamak veya bir anlaşma sağlamak anlamlarında da kullanılır.

bother

rahatsız etmek

Fiiller

Birini tedirgin etmek, huzurunu kaçırmak veya bir şey için zahmete sokmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyle uğraşmak veya ilgilenmek anlamında da kullanılabilir. 'Can't be bothered' ifadesi ise bir şe…

charge

şarj etmek, yüklemek, ücret, suçlama

Fiiller

'Charge' kelimesi bağlama göre birden fazla anlama gelir. 1) Bir cihazın pilini elektrik enerjisi ile doldurmak (şarj etmek). 2) Bir şeyi (örneğin bir görevi veya sorumluluğu) birine vermek, yüklemek.…

consider

düşünmek, göz önünde bulundurmak

Fiiller

Bir şeyi akıldan geçirmek, üzerinde düşünmek, değerlendirmek veya bir karar verirken hesaba katmak anlamına gelir. Bir fikri, olasılığı veya durumu ciddi bir şekilde ele almayı ifade eder.

depend

bağımlı olmak

Fiiller

Bir şeyin veya birinin varlığını, işleyişini veya gerçekleşmesini başka bir şeye veya kişiye dayandırmak; bir koşula, desteğe veya kaynağa ihtiyaç duymak.