screw

//skruː//

Fiiller
B2

Çeviri

vidalama fiili

Tanım

Screw, bir şeyi vidayla sabitlemek veya vidayı döndürerek yerleştirmek anlamına gelen bir fiildir. Bu eylem, genellikle bir tornavida kullanarak vidayı bir malzemeye (ahşap, metal vb.) döndürerek sıkıştırmayı ifade eder. Vidalama işlemi, iki parçayı birleştirmek, bir nesneyi sabitlemek veya monte etmek için yaygın olarak kullanılır. Günlük konuşmada, bir şeyi sıkıca yerine oturtmak veya bağlamak için mecazi olarak da kullanılabilir, ancak temel anlamı fiziksel bir vidayı döndürerek takmaktır. Bu fiil, DIY (kendin yap) projeleri, tamirat ve montaj işleriyle ilgili bağlamlarda sıkça geçer.

Örnek

  • I need to screw these two pieces of wood together to make the frame.

    Çerçeveyi yapmak için bu iki ahşap parçasını birbirine vidalayacağım.

  • Can you help me screw the shelf to the wall?

    Rafı duvara vidalamama yardım eder misin?

  • Make sure you screw the lid on tightly so it doesn't leak.

    Sızıntı olmaması için kapağı sıkıca vidaladığından emin ol.

  • He carefully screwed the hinge back onto the door.

    Menteşeyi dikkatlice kapıya geri vidaladı.

  • The instructions say to screw the legs into the base clockwise.

    Talimatlar, bacakları saatin yönünde tabana vidalamanızı söylüyor.

  • It's easier to screw in the lightbulb if you turn off the power first.

    Önce gücü kapatırsanız ampulü vidalamak daha kolay olur.

  • We had to screw the new handle onto the drawer.

    Yeni koluyu çekmeceye vidalamak zorunda kaldık.

  • She used an electric drill to screw the bolts into the concrete.

    Cıvataları betona vidalamak için elektrikli matkap kullandı.

  • Don't forget to screw the panel back in place after checking the wires.

    Kabloları kontrol ettikten sonra paneli yerine geri vidalayı unutma.

  • It took him a few minutes to screw all the components of the furniture together.

    Mobilyanın tüm bileşenlerini birbirine vidalaması birkaç dakikasını aldı.

Eş anlamlılar

sabitlemek
vidalamak
sıkıştırmak

Diğer anlamlar

İlgili kelimeler

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Bir yerden veya durumdan uzaklaşmak, geri çekilmek; özellikle bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durumdan kaçınmak için. Ayrıca, inzivaya çekilmek, sessiz ve huzurlu bir yere gitmek anlamında…

govern

yönetmek

Fiiller

Bir ülkeyi, kurumu, organizasyonu veya süreci idare etmek, yönlendirmek ve kontrol etmek. Kurallar koymak, kararlar almak ve bir sistemin işleyişinden sorumlu olmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin d…

insure

sigortalamak

Fiiller

Bir şeyin (mal, mülk, hayat, sağlık vb.) olası bir risk, zarar veya kayba karşı güvence altına alınması için bir sigorta şirketiyle anlaşma yapmak, poliçe düzenlemek. Ayrıca, bir şeyi garanti altına a…

accuse

suçlamak

Fiiller

Bir kişiyi bir suç veya yanlış bir eylem işlemekle itham etmek, onu bir kabahatle suçlu olarak göstermek. Resmi bir suçlama veya günlük konuşmada birini bir şeyden sorumlu tutmak anlamında kullanılır.

adapt

uyum sağlamak, adapte olmak

Fiiller

Bir şeyi yeni koşullara, durumlara veya ortamlara göre değiştirmek, ayarlamak veya kendini bu yeni şartlara alıştırmak. Bu süreç fiziksel, davranışsal veya zihinsel bir değişimi içerebilir.

alter

değiştirmek

Fiiller

Bir şeyin durumunu, biçimini, içeriğini veya görünümünü farklı bir hale getirmek, başka türlü yapmak. Genellikle küçük veya orta ölçekli değişiklikler için kullanılır, tamamen yeniden yapmaktan ziyade…

appoint

atamak

Fiiller

Bir kişiyi resmi olarak bir göreve, pozisyona veya işe getirmek; bir görev için seçmek ve tayin etmek. Ayrıca, bir toplantı veya randevu için zaman ve yer belirlemek anlamında da kullanılabilir.

assume

varsaymak, farz etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu kanıt olmadan kabul etmek veya bir durumun gerçekleşeceğini düşünerek hareket etmek. Ayrıca, bir rolü veya sorumluluğu üstlenmek anlamında da kullanılır.

assure

temin etmek, garanti etmek

Fiiller

Bir şeyin kesinlikle olacağına veya doğru olduğuna dair güvence vermek, söz vermek veya bir durumu garanti altına almak anlamına gelir. Bir kişiyi endişelerinden kurtarmak için güven vermek için de ku…

bind

bağlamak

Fiiller

Bir şeyi başka bir şeye fiziksel olarak sabitlemek, tutturmak veya bir arada tutmak için kullanılan fiil. Ayrıca, bir sözleşme veya yasal yükümlülük altına sokmak, mecazen bir duruma veya duyguya haps…