qualify

//ˈkwɒl.ɪ.faɪ//

Fiiller
B2

Çeviri

nitelendirmek, tanımlamak

Tanım

'Qualify' fiili, bir şeyin doğasını, özelliklerini veya sınırlarını belirterek onu tanımlamak veya nitelemek anlamında kullanılır. Bir ifadeye koşul, istisna veya açıklama ekleyerek onun kapsamını sınırlandırmayı veya daha kesin hale getirmeyi ifade eder. Bu kullanım, genellikle kesin bir iddiayı yumuşatmak, daha doğru bir resim çizmek veya bağlamı netleştirmek için yapılır. Resmi tartışmalarda, akademik yazılarda ve günlük konuşmalarda sıkça karşılaşılır.

Örnek

  • I would qualify his statement by saying that success depends on many factors.

    Başarının birçok faktöre bağlı olduğunu söyleyerek onun ifadesini nitelendirirdim.

  • Her optimism is often qualified by a sense of realism.

    Onun iyimserliği genellikle bir gerçekçilik duygusuyla nitelendirilir.

  • To qualify my earlier point, I'm not against the idea, just its implementation.

    Daha önceki noktamı nitelendirmek gerekirse, fikre değil, sadece uygulamasına karşıyım.

  • The term 'genius' is difficult to qualify without specific criteria.

    'Dahi' terimi, belirli kriterler olmadan nitelendirmek zordur.

  • He quickly qualified his praise, noting there was still room for improvement.

    Övgüsünü, hâlâ gelişme için yer olduğunu belirterek hızla nitelendirdi.

  • Can you qualify what you mean by 'efficient' in this context?

    Bu bağlamda 'verimli' derken ne kastettiğinizi nitelendirebilir misiniz?

  • The report's findings were qualified with several important caveats.

    Raporun bulguları, birkaç önemli uyarıyla nitelendirildi.

  • She described the movie as 'good', but then qualified it by adding 'for a comedy'.

    Filmi 'iyi' olarak tanımladı, ancak ardından 'bir komedi için' diyerek bu tanımı nitelendirdi.

  • His support for the policy is heavily qualified by his concerns about the cost.

    Politikaya verdiği destek, maliyetle ilgili endişeleriyle büyük ölçüde nitelendirilmiştir.

  • The witness tried to qualify her testimony to avoid any misunderstanding.

    Tanık, herhangi bir yanlış anlaşılmayı önlemek için ifadesini nitelendirmeye çalıştı.

Eş anlamlılar

tanımlamak
açıklamak
şartlandırmak
kayıtlamak

Diğer anlamlar

  • B1
    hak kazanmak, nitelik kazanmakBu anlama git
  • B2
    nitelendirmek, tanımlamak(bu sayfa)

İlgili kelimeler

retreat

geri çekilmek

Fiiller

Bir yerden veya durumdan uzaklaşmak, geri çekilmek; özellikle bir tehdit, tehlike veya rahatsız edici bir durumdan kaçınmak için. Ayrıca, inzivaya çekilmek, sessiz ve huzurlu bir yere gitmek anlamında…

govern

yönetmek

Fiiller

Bir ülkeyi, kurumu, organizasyonu veya süreci idare etmek, yönlendirmek ve kontrol etmek. Kurallar koymak, kararlar almak ve bir sistemin işleyişinden sorumlu olmak anlamına gelir. Ayrıca, bir şeyin d…

insure

sigortalamak

Fiiller

Bir şeyin (mal, mülk, hayat, sağlık vb.) olası bir risk, zarar veya kayba karşı güvence altına alınması için bir sigorta şirketiyle anlaşma yapmak, poliçe düzenlemek. Ayrıca, bir şeyi garanti altına a…

accuse

suçlamak

Fiiller

Bir kişiyi bir suç veya yanlış bir eylem işlemekle itham etmek, onu bir kabahatle suçlu olarak göstermek. Resmi bir suçlama veya günlük konuşmada birini bir şeyden sorumlu tutmak anlamında kullanılır.

adapt

uyum sağlamak, adapte olmak

Fiiller

Bir şeyi yeni koşullara, durumlara veya ortamlara göre değiştirmek, ayarlamak veya kendini bu yeni şartlara alıştırmak. Bu süreç fiziksel, davranışsal veya zihinsel bir değişimi içerebilir.

alter

değiştirmek

Fiiller

Bir şeyin durumunu, biçimini, içeriğini veya görünümünü farklı bir hale getirmek, başka türlü yapmak. Genellikle küçük veya orta ölçekli değişiklikler için kullanılır, tamamen yeniden yapmaktan ziyade…

appoint

atamak

Fiiller

Bir kişiyi resmi olarak bir göreve, pozisyona veya işe getirmek; bir görev için seçmek ve tayin etmek. Ayrıca, bir toplantı veya randevu için zaman ve yer belirlemek anlamında da kullanılabilir.

assume

varsaymak, farz etmek

Fiiller

Bir şeyin doğru olduğunu kanıt olmadan kabul etmek veya bir durumun gerçekleşeceğini düşünerek hareket etmek. Ayrıca, bir rolü veya sorumluluğu üstlenmek anlamında da kullanılır.

assure

temin etmek, garanti etmek

Fiiller

Bir şeyin kesinlikle olacağına veya doğru olduğuna dair güvence vermek, söz vermek veya bir durumu garanti altına almak anlamına gelir. Bir kişiyi endişelerinden kurtarmak için güven vermek için de ku…

bind

bağlamak

Fiiller

Bir şeyi başka bir şeye fiziksel olarak sabitlemek, tutturmak veya bir arada tutmak için kullanılan fiil. Ayrıca, bir sözleşme veya yasal yükümlülük altına sokmak, mecazen bir duruma veya duyguya haps…